Sindirilmeyen o öfkeden, durduramadığım o acıdan, kaynamayan kırık ve çıkıklardan...
Çünkü sindirilmeyecek, durdurulmayacak ve ne yaparsan yap, kaynamayacaklar. Ben istemiyorum iyileşmesini ama sen isteyeceksin. Benim mikrobu kırılsın diye değil kendime hatırlatayım ilk günkü acısını diye tuz bastığım günlerde, sen yara bandım olmak isteyeceksin. İzin vermeyeceğim.
Sayfalarca anlatsa biri, anlatmış olsa; herkese, her defasında; kimse anlamasa. Binlerce kağıt, yüz binlerce harf yan yan; çığlık atsa satırlar, geceleri kabuslara dolansa. Kan, ter içinde uyansa insan; sırf yüzünü yıkayıp saçını tarayabildiğinden, herkes her şey yolunda sansa. Daha. Daha fazla isterler. Vermelisin onlara.
Yol yoktur, sen yürümeye başlarsan yol olur yazar İstiklal Caddesi'nin karanlık sokaklarından birinde.