Aisha

Aisha
@aisha_gull
İçinde Yaşanmayacak Dünyanın, İçinde Yaşattığı His
Karanlığın sonsuza dek geceye hüküm sürmeyeceğini biliyordum ama ne zaman zihnimin, önüne diz çöküp teslim olduğu anılar aklıma nüksetse bir daha güneş hiç doğmayacakmış gibi hissediyorum. Saatin kaç olduğu önemli değildi o zamanlar, biri gelip geceyi ortasından yırtarak güneşi gökyüzüme getiremez miyidi? Hep böyle mi olacak diye düşünmeden edemiyordum. Eğer hayatı darmaduman olmuş biriyseniz muhtemelen yapacağınız en mantıklı iş, derslerinize sarılıp eğitimle, battığınız çukurdan çıkmak olurdu ama çukurun çamuru öyle inatçıydı ki ayaklarınızdan silinmiyordu. Ve ben o çamura baştan aşağı bulanmıştım. Hiçbir çukur o kadar derin değildir, der insanlar, anlatırsanız ama vardır öyle derin çukurlar; düşünmeyi hiç bırakmadığınız.
Sayfa 108
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Affetmeyecektin. Unutmayacaktın öfkeni, gösterme sevgilere açık yaralarını... Diktirmeyecektin. Sökmeleri kaç günlerini aldı söyle o dikişleri? Oluk oluk kan akıyor bak, istediğin kadar çiçek dik şimdi. Büyümez. Sen, o, şunlar bunlar değil... Herkes halletse ben halledemem artık. İz kaldı.
Sayfa 129
İnsan bazen yalnız kalmak ister, yalnız hissetmek değil. Bir oda dolusu insanla bir aradayken yapayalnız hissedebileceğin gibi, yaprağın kımıldamadığı ıssız bir evde onlarca kişiyi hissedebilirsin eğer kalbinde taşıyorsan. Odada olmakla ilgili değil, odada olduğunu hissettirmekle ilgilidir bu haberin bile yokken bazen, ne odanın ne de o yalnız kişinin varlığından; herkes hissettirmeyeceği gibi; herkes hissetmez de.
Sayfa 129
Eline kazma küreği al, sen kaz mezarını içine gireceksen! Kendime o kadar kızgındım ki, başka hiç kimseye değil; hayatıma iyi kötü dokunmuş hiç kimseye hissetmediğim kadar büyük duygulardı karşıma can bulup beni tekmeyip tokatlayan o sokak arasında. Kimse dokunamazdı kılıma, ben hırpaladım kendimi. Diyor ki, demiştim kendi kendime; elime kazma küreği al da sen kaz mezarını çok girmek istiyosan!
Sayfa 128
KÜLLERİNDEN ,YENİDEN
Sindirilmeyen o öfkeden, durduramadığım o acıdan, kaynamayan kırık ve çıkıklardan... Çünkü sindirilmeyecek, durdurulmayacak ve ne yaparsan yap, kaynamayacaklar. Ben istemiyorum iyileşmesini ama sen isteyeceksin. Benim mikrobu kırılsın diye değil kendime hatırlatayım ilk günkü acısını diye tuz bastığım günlerde, sen yara bandım olmak isteyeceksin. İzin vermeyeceğim. Sayfalarca anlatsa biri, anlatmış olsa; herkese, her defasında; kimse anlamasa. Binlerce kağıt, yüz binlerce harf yan yan; çığlık atsa satırlar, geceleri kabuslara dolansa. Kan, ter içinde uyansa insan; sırf yüzünü yıkayıp saçını tarayabildiğinden, herkes her şey yolunda sansa. Daha. Daha fazla isterler. Vermelisin onlara. Yol yoktur, sen yürümeye başlarsan yol olur yazar İstiklal Caddesi'nin karanlık sokaklarından birinde.
Sayfa 128