İnsanları görüyorun. Hüznü ve neşeyi.
Sabahları sıcak ve yataklarından kalkacak geçerli bir nedenleri olmasa bile evden çıkmadan önce kahvaltı etmeyi ihmal etmiyorlar. Hava soğuksa botlarını,sıcaksa rahat spor ayakkabılarını giyiyorlar ve gidiyorlar. Yalnızca saatler önce,soğuğun koynunda kaldırımları döven yağmurun bıraktığı o kokuya burunlarını tıkayarak,kendi çığlıkları dahil herkesinkine kulaklarını kapatarak gidiyorlar.
İnsanları görüyorum. Hüznü ve neşeyi.
Nereye gidiyorlar? Neden onlara bir saniye önce heyecan veren şeyin de bir zaman algısı içinde kaybolacağından habersiz sırıtıyorlar?
Dudaklarını kıvıran o duygu ne? Geçmeyecek mi ? Geçecekse neden üzerlerinde bir etki bırakmalarına izin veriyorlar? Üzerlerindeki tişörtü sıyırır gibi sıyırıyorlar zihin perdelerini,karşılarına çıkan her insana birer birer kadırıyorlar özenle. Her seferinde aynı umut,aynı güvenle. Biraz daha eksilerek. Hiç bıkmıyorlar bundan,sonunu hiç görmüyorlar.
İnsanları görüyorum.Yalnızca hüzün var.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yoktu. Kimseye bir şeyler anlatmak istemiyordum aslında. Bütün gün odamın krem rengi duvarına baksam ve her bir köşedeki lekeyi ezberlesem dahi yalnızca kendimle konuşmak istiyordum. Gözlerimi kapatsaydım ve bütün dünya sussaydı keşke,o zaman dilsiz olmak çok daha kolay olurdu.