kimseye demeden, kimseye değmeden, kimseden olmadan, kimseden ummadan, kimsenin saçına ak olmadan, sırtına yük olmadan, kalbine iz bırakmadan, sıyrılıp gitmek lazım şu hayattan
Alıntı
“TURGUL !” DIÝDILER
(Düýş) Bir gije ýatyrdym tünüň ýarynda, Bir tört atly gelip: “Turgul !” diýdiler. “Habar biýrmiz saňa pursat jaýynda, Şol ýerde ärler bar, görgül” diýdiler. Nazarym ýetişgeç şol tört merdana, Köňlüm joşa geldi, başym gerdana, Şol wagtda bar idi iki diwana: “Durma, oglan, anda bargyl !” diýdiler. Şol iki diwana tutdy golumdan, Alyban gitdiler durgan ýerimden. Bir yşarat boldy anyň birinden: “Seýranda baryban durgul !” diýdiler. Olturypdyk, geldi iki pirzada, Gözünden ýaş akar, dili dogada, “Hüw, hak !” diýip çykdy alty pyýada, “Adam indi geler, görgül !” diýdiler. Bir tört atly geldi, bary sebzebaz, Asalary ýaşyl, aty teblebaz. “Mejlis halkasyny gurmaň beýle az, Adam köpdür, ulug gurgul !”diýdiler. Daşdan çykdy, altmyş atly gördüler, “Muhammet !” diýip, tamam garşy ýördüler, Saglyk-salamatlyk bir-bir sordular,
Reklam
Hayat ,Tekrar Günaydın
Bir denizin kıyısındayım O kadar güzel ki; Issız..ak köpüklü.. Ne suyunu içebiliyorum Ne dönebiliyorum..
Güneşin battığına üzülüp ertesi gün doğacağını bilmek kadar alışılmış benliğim, gerinme artık. Yer kalmadı, çok kişiyiz. Pata küte insafsızca savurgan saldırgan delilik, eskimedikçe paslan artık. Neden hep aynı sataşmaya çıkıyor bu tüm ağırlık, bir yere basıyor. Çok dalıyormuşum. Düşündüklerim görmeme engel oluyor. Evet ağaç vardı orada, dabulü kişisi sesini -ki sesi reflüydü- çıkarınca tanıdım. Gözü balığa benzetir insanlık. Balinalar nasıl hoyrat ah bir bilseniz, anlayabilseniz, anlatabilsem... Uyurken sırtım açıkta kalıyor hep ondan. Mavilere çorap satan yer var mı? Neden bu soruyu sordum ki şimdi? Sahi ne diyordum lan ben. Bir dakika... Gecenin bittiğine kaşını büzer mi bir insan? "Kaş değildir o şaşkın." Biliyor musun, her Kasım'da kaşım kaşınır, kaşıdıkça yıpranır, ak düşer. "Seni iyi görmedim bu gece." Diyen görünmüyor ki bize. Nereden geliyor bu cümleler? "Böyle gitmez biliyorsun değil mi?" Çok soru soruyorsun telmihli telmihli. Yer miyim hiç? Ki sana n'oluyor, hadsizleşmeyelim istersen. "Sen var oldukça varım ben, bunu bildiğinden emin olmalısın." İçim çok kalabalık, arkaya doğru ilerleyelim lütfen. Kafam almıyor. Direksiyondaki ben miyim onu da bilmiyorum ya. Nereye gidiyoruz lan biz? bakıyor gözlerim. Yol çok katarakt. Kim bindirdi zürafayı en arkaya? "Öne gelin öne ağırlık verelim! Haşmetlünün kalkacağı yok." Gelin hepiniz gelin! Ulan gidişat karaborsaya giriyor. İnin yetti artık. Tamam şimdi binin, ölümüme kadar dip dibe gireceğiz hiçliğe. Hava yastığı çalışıyor muydu? "Denemek lazım." Atın şunu dışarı, hanginizin eseri bu, dikkatimi bozuyor. Adınızı sanınızı bilmediğim yolcular! Varsa eğer Tanrı hepinizin bavulunu kaldırsın! "İnanır mısın hiç kalmamış." Aaaaaaaaa! Gittiğimiz yol yol değil. Direksiyonu zamana verin. O daima uyanık. En azından salak
Elif kaşlarını çatar, Gamzesi sineme batar. Ak elleri kalem tutar, Yazar Elif, Elif deyi...
Geç oldu ama anladım. Bir gün ellerimi kafamın arkasında birleştirmiş odamın tavanına bakarken anladım. Günü gelince kanser edecek insanlara şifa olmak manasızmış... Sonra sorana da söylemez oldum. Koca bir "hiçbir şey" taktım dudaklarıma. Kaçtım sokaklar boyu. Aynalar gördü bir tek gözyaşlarımı. Kendi yanaklarıma ancak kendi parmaklarım uzanabildi. "Sen çok güçlüsün," demişti zamanında. Bir kerecik olsun inanmak istedim. Dışarıdan öyle mi gözüküyordum? Bilmiyorum... Sonra kursağımda kalan laflar şişti, kendini belli etti. Adına tiroid dediler. Stres dediler. Sıkıntı dediler. Ağlama dediler. Bugün her gözlerim dolduğunda ne yapacağımı bilmiyorum. "Yine hasta olacaksın, sus artık," diyorum. Sonra elimi boğazıma götürüp daha çok ağlıyorum. Sonra kan görüyorum; Babamın burnundan gelen kanları... Beyaz zeminde yayılıyor. "Kanser olmuş, kanser hastası, 1. evre, dikkat etsin, ihmal eder..." "Çocuk o, neyi kafaya takmış? 14 yaşında, kesin ameliyat..." diye fısıldıyor birisi iki taraftan. Sonra ak saçlı bir teyze görüyorum; "Ben yıllardır kemoterapi alıyorum," diyor. Konuşmalar işitiyorum. Ellerim terliyor. Telefonlar çalıyor.
Reklam
Reklam