9/10
·160 syf.··
2026 13. kitabı
Bence anne ve babalara farkındalık katabilecek bir kitap olduğunu düşünüyorum. Çağımızın sanal bağımlılığı üzerine yazılmış bir kitap, biraz uç ve ütopik bir dünyayı anlattığını söyleyebilirim fakat farkındalık katacağı kesin.
Postayla Gelen Deniz KabuğuBehiç Ak · Günışığı Kitaplığı · 20141,237 okunma
Her istediğinizin gerçekleşeceği bir dükkanda ne isterdiniz?
8/10
·118 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 13:15
Müşterilerin eli boş,zihni ferahlamış ayrıldığı dükkan “Hayatta en çok istediğiniz şey,hayattan alabileceğiniz en iyi şey midir?” Bu kitap ; psikodramanın Hanna Weiner tarafından geliştirilen “Magic Shop” isimli tekniğinden esinlenerek kurgulanmış. [Tekniğin kullanıldığı psikodrama oturumlarında, Büyü Dükkânı olarak tanımlanan bir sahne hazırlanır. Burası, alışverişlerin takas yoluyla yapıldığı, fantezide varolan bir yerdir. Sahnede, grubun yöneticisi ya da tecrübeli bir grup üyesi, dükkân sahibi olarak; gönüllü bir diğer üye de müşteri olarak rollerini alırlar. Tüm grubun izlediği oyunda, dükkân sahibi ile müşterisi arasında bir pazarlık başlar. Ustaca yapılan bir pazarlığın sonunda müşterinin, Büyü Dükkânı'ndan alabileceği en iyi şeyi alarak çıkması beklenir. Ancak bu, her zaman müşterinin en fazla istediği şey olmayabilir... Oyundaki başarının sırrı, pazarlığın inceliklerinde gizlidir.(sayfa 9)] Uzak diyarlardan birindeki bir ülkede "Büyü Dükkanı" denilen bir dükkan varmış... Bu dükkanda hayatta istenilebilecek her türlü şey var. Her insanın farklı bir hikayesi, hayattan istediği farklı farklı istekleri var. Kimi kaybolan yıllarını istiyor, kimi büyük bir aşk yaşamak, kimi hırs, kimi şöhret, kimi başarı, kimi korkularından kurtulmak istiyor, kimi bir an önce büyümek istiyor. Bu istediklerini almak için ne yollar aşındırıyorlar da geliyorlar büyü dükkanına. Büyü dükkanında alışveriş yapmaksa hiç de kolay değil. Bir kere para geçmiyor burada. Dükkanın satıcısı ak sakallı, bilge bir ihtiyar ve baya sıkı pazarlıkçı. Müşterilerinin istediklerine karşılık o da onlardan bazı şeyler istiyor. Müşterilerin hayatta en çok istedikleri şeye sahip olmaları için ödemesi gereken bedeller.. Kendinizi onların yerine koyuyor, "Ben olsam bunun karşılığında bunu verir miydim?"
Büyü DükkanıYeşim Türköz · Epsilon Yayınları · 20234,589 okunma
Reklam
8/10
·120 syf.··
2026 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 21:32
Bu kitap eğlenceli ve akıcı bir hikaye kitabıydı. Kitapta dostluk ve yardımlaşmanın önemi anlatılmaktaydı. Kitaptaki kahraman arkadaşlarıyla birlikte yaşadığı bir yanlış anlaşılmayı çözmeye çalışırlar. Bu olay sayesinde hem dostluğun hemde yardımlaşmanın önemini daha iyi bir şekilde anlarlar. Kitabın dili sade olduğu için kitabı çok kolay bir şekilde okuyabilirsiniz. Buradan çıkarılabilecek mesaj ise bana göre gerçek dostluk ve yardımlaşma her zaman öncelikli ve değerlidir.
Çilekli DondurmaSevim Ak · Can Yayınları · 2015616 okunma
Minnet, bakım
Puan vermedi
Ali nin anasına bakım vermesi bir minnet borcum mu? Eğer bu minnet borcuydusa borcu ne zaman bitecek. Meryemce Ali’yi kendisine baksın diye doğurdu. Alinin hayatını ipotek altına aldı. Ali arada bu üstündeki minnet hırkasını çıkartmaya çalıştığında “ ak sütüm haram olsun” diyerek oğlunu manipüle ediyor.
OrtadirekYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20183,480 okunma
Pat Karikatür Okulu
Puan vermedi·96 syf.··
2026 3. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 00:00
9-12 yaş aralığı için uygun olduğunu düşünüyorum. Eğlenceli bir kitap çizimleri vs. güzel, dikkat çekici. Sıkmayan bir kitap. Kitapta çocuklar birbirlerine, öğretmenlerine ve eşyalara lakaplar takıyorlar, bu durum bazı çocukları arkadaşlarına lakap takmaya teşvik edebilir. Bunun dışında olumsuz bir özelliği bulunmuyor.
Pat Karikatür OkuluBehiç Ak · Günışığı Kitaplığı · 2014442 okunma
10/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 00:43
“Herkes Tanrı’nın kendisini seçtiğine inanıyor; Hristiyanlar, Müslümanlar…” seçilmiş din. Sizce de böyle bir şey var mı? Kutsal metinlerin arasına sıkıştırılmış ırkların kendini üstün görmesini sağlayan Tanrı’nın kelamı. Peki soruyorum Tanrı sizce kendi yarattığı kullar arasında ayrım yapmış olabilir mi? Birini diğerine zulmetsin diye yaratmış olabilir mi? Bence hayır. Bahsedildiği gibi adil ise tabi :) Çok tartışmalı bir cevap olur sanırım, bunu farklı konulardan da ele alıp din teması üzerinden konuşmazsak. Herkesin kendine göre bir din anlayışı var. Hatta bazılarının işine göre. Bana göre; başı sıkışınca Tanrı’ya inancı sonsuz olabilen, iyi zamanlarında Tanrı’yı unutabilen bir varlıktır insan. Göreceli ve sonsuza kadar tartışılabilecek bir konudur bu. Sen ak dersin ben kara. Ben inançlıyım derim sen inançsızsın dersin. Kime göre,neye göre. Ayrıca Sanane ve Bananeee? Başkalarına düşüncelerini dikte etmeye calismadığın sürece bence bir mahsuru yok. Bazen tabi dilimizi de tutamıyoruz o da ayrı. Bir şeylere körükörüne inanmak yerine benden asırlar önce yaşamış insanların düşüncelerini okumayı tercih ederim. İşte bu kitap tam olarak bizim (benim) merak ettiklerimi-zi belki de sormaya çekindiğimiz tüm soruları Spinoza eşliğinde okurla cevaplamaya çalışıyor. Şimdi gelelim kitabın konusuna; 1656 yılınının Amsterdam’ı ve Spinoza. 1910 yılının Estonya’sı ve Alfred Rosenberg (hitlerin en büyük akıl hocası, büyük fikirlerin gerçek babası) Geçmiş gelecek arasında gidip gelerek yazılmış bir kitap daha çok felsefe üzerine kurulmuş. Yalom iki insanın davranışlarının düşüncelerinin derinlerine inerek onları bir psikoterapist olarak ele alıyor. Cemaatin batıl inançlarını kabul etmeyerek, aforoz edilmiş Spinoza’nın bazı kaynakların gerçekliğine dayanarak bir topluluğuna dahil
İnsan ve Duygular
Spinoza ProblemiIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 20192,694 okunma
Reklam
Reklam