Son
“Hasbünallahu ve ni'me'l-vekîl... Ya ulu Tanrı'm! Seni özüme vekil yapıyor, görkemin önünde yüzüm yere sürüyor, senin uğrunda savaşıyorum. Ya Allah'ım, niyetim halistir. Bana medet ulaştır, sözlerimde hilâf varsa beni kahret!"
Sayfa 193·Kitabı okudu
“İki yüreği vardı sanki göğsünün içinde: biri kara, biri ak. Biri fevri, konuşkan ve katı, diğeri akil, ketum be yumuşak.”
Sayfa 199 - A.P.R.I.L Yayıncılık·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
tükenesi olmayan bir hırsın tutsağı idi.
Sayfa 124·Kitabı okudu
Türk: bozkırın arı duru pınarıdır ve dahi tükenesi yoktur, belli.
Sayfa 121·Kitabı okudu
kafası yalan söylemeyi almazdı. Adam olan neden, niçin yalan söylesin?
Sayfa 106·Kitabı okudu
Her şeye bir lezzet sinerek her şeyi biraz kendine, güzelliğe, ümide ve hayale doğru çeken bu saatlerde denizi, üstünde duran diğer bir deniz gibi karanlık kaplar. Karşıki sahilde, birer mabet kandilini düşündüren lambaların hafif ışıkları toprağa düşmüş yıldızlar gibi hayal meyal parıldamaya koyulur. Sanki sevmekle incitmekten korktuğumuz birer kalp kadar tesirli bir eda ile sulara ak- seder.
Sayfa 43
Reklam
Reklam