“Hasbünallahu ve ni'me'l-vekîl... Ya ulu Tanrı'm! Seni özüme vekil yapıyor, görkemin önünde yüzüm yere sürüyor, senin uğrunda savaşıyorum. Ya Allah'ım, niyetim halistir. Bana medet ulaştır, sözlerimde hilâf varsa beni kahret!"
Her şeye bir lezzet sinerek her şeyi biraz kendine, güzelliğe, ümide ve hayale doğru çeken bu saatlerde denizi, üstünde duran diğer bir deniz gibi karanlık kaplar. Karşıki sahilde, birer mabet kandilini düşündüren lambaların hafif ışıkları toprağa düşmüş yıldızlar gibi hayal meyal parıldamaya koyulur. Sanki sevmekle incitmekten korktuğumuz birer kalp kadar tesirli bir eda ile sulara ak- seder.