İşte bizim"demokrasi" anlayışımızın özetidir bu; çok partili bir siyasal yaşam başlayıp sandıklar kurulunca demokrasinin geldiğini sanıveririz!
DP'nin aşiret reislerini, şeyhlerini TBMM'ye sokmasıyla Kürt sorununu çözüleceği aldatmacasina kapılıveririz.
Oysa Osmanlı ile DP'nin Kürt sorununa bakışı arasında paralellik olduğunu görmezlikten geliriz. Feodal beylerin gönlünü hoş ederek çözüm bulma yöntemidir bu.
Marx, Rus Çarlığı,nı hep bir tehlike olarak gördü. Gladstone'un Bulgaristan ve Rusya taraftarı tavuklarını eleştiren üç makale yazdı. Rusya'nın Polonya'daki zulmünü görmeyip Osmanlı'nın Bulgaristan'da yaptıklarını protesto etmenin riyakarlık olduğunu belirtti.
Marx, Balkanlar'da sırf Hıristiyan oldukları için yüceltilen köylülere karşın, "Muhammed'in çocuklarının bütün Hıristiyan sahtekarlara ve ikiyüzlü gaddarlık tacirlerine karşı aldıkları sağlam, şerefli tutumu" yüceltti.
Ve Marx, Türkler aleyhindeki bu toplantılara destek verdiği için Darwin'i eleştirdi.
Bugün 6-7 Eylül Olayları'na "tek penceden" bakmayı sürdürüyoruz.
Oysa 10 Eylül 1955 günü Atina radyosu şöyle yorum yaptı:
Yunan-Türk dostluğunu zedeleyen İstanbul ve İzmir'deki olaylar, düşündüğünüz gibi, İngiliz diplomasi planlarının ani biçimde patlak vermesinin ürünü değildir; bizzat İngiliz diplomasisinin planladığı ve başarmaya çalıştığı bir provokasyondur.
Yunan basını Atina'daki bombalama eylemini İngiliz ajanlarının yaptığını yazdı hep.
Bahsedilen üç farklı aktarım şöyledir:
1- Size bir emanet bırakıyorum: Allah'ın kitabı ki Allah'ın gökten yere uzanmış ipidir. Ona yapıştığınız takdirde asla sapmazsınız.
2- Size iki emanet bırakıyorum: Allah'ın kitabı ve sünnetim.
3- Size iki emanet bırakıyorum: Allah'ın kitabı ve ehli beytim (ev ahalim)
Bu üç hadisten en az ikisinin yanlış olduğu bellidir. Ehli sünnet mezheplerin ikincisini, şii mezheplerin üçüncüsünü kabul ettiği hadislerin üç formu böyledir. Biz ise en doğru olması gereken, en çok kişinin şahit olduğu, sözlü sünnet olan veda hutbesinde bile böyle bir hata yapıldığını gördükten sonra, birinci hadisin manasının doğru olduğunu daha iyi anlıyoruz.