Ebu Bekir, Peygamberimiz'in vefatından sonra halkı toplamış ve onlara şöyle demiştir: "Sizler Allah'ın elçisinden farklı hadisler naklediyorsunuz. Bu durumda sizden sonrakiler daha büyük anlaşmazlıklara düşecektir. Allah'ın elçisinden hiçbir hadis nakletmeyin. Sizden hadis nakletmenizi isteyenlere deyiniz ki: İşte Allah'ın Kitabı aramızda, onun helalini helal kılın, haramını haram görün."
Zehebi, TezkiratulHuffaz 1/3: Buhari 1.cilt
Peygamberin güncel hayatta bazı hataları olabileceğini anlatan hadisler şöyledir;
Peygamberimiz Medine'ye geldiğinde, Medineliler hurmayı aşılıyorlardı. Peygamberimiz "Ne yapıyorsunuz?" diye sordu. Onlar "Biz bunu yapardık" dediler. Peygamberimiz "Belki yapmazsanız daha iyi olur" dedi. Onun sözüne uyarak bu işlemi terk ettiler de hurma ürün vermez oldu. Bu durumu Peygamberimiz'e hatırlattıklarında kendilerine şöyle buyurdu: "Ben ancak insanım. Size dininizle ilgili birşey emrettiğimde onu alın. Kendi görüşümden bir şeyi emrettiğimde ise ben ancak bir insanım."
Müslim, K. Fazail 140; Hanbel 3/152
12 Eylül 1980 darbesiyle fikri bunalım yaşayan milliyetçi-muhafazakar çevreler, Cemil Meriç'in yıldızını çok parlattı. Kitapları elden ele dolaştı.
Bu çevrelere göre, Batı kültüründen arınıp Müslüman-Türk özüne geri dönüş yapan, kazanılmış bir aydındı o! Kimse sosyalist kimliğini hatırlamak istemiyordu!
Cemil Meriç sağa "kendi Marx"ını öğretmek istedi hep:
Marx, vatan-millet realitesini inkar etmez, " İşçi sınıfının vatanı yoktur" der sadece. Nasıl sermaye milletlerarası ise emek de milletlerarasıdır der. Marx "Din afyondur" derken Katolik Kilisesi'ni kasteder. Hakikaten Katolik Kilisesi tam bir afyondur. Burjuvazi akılla Kilise'yi devirdi. Fakat sonra karşısına işçi sınıfı çıkınca hemen müdafaaya geçip dine sarıldı ve Ortaçağ karanlığına döndü. Ve ister istemez milli komünizm doğacaktır.
"Amerika komünizme düşmandır; komünizm de İslamiyet'e düşman olduğu için Amerika'yı desteklemek her Müslüman için vaciptir. Pek güzel mantık doğrusu. Aristoteles işitmiş olsaydı hayran olurdu!"