Fuzûlî'nin Leyla ile Mecnun'una farklı bir bakış açısı ile baktım kitapta. Aslında Leyla ile Mecnun'u anlatmıyor da diyebilirim.
Fuzûlî Akademi kütüphanesinde iken, Kanun Koyucu Bağdat'a girmiş ve kütüphanenin anahtarını almak için gelmektedir. Orada bulunan Âmâ kütüphaneci bizim Fuzuli'ye bir hançer verir. Şifreli bir hançerdir bu. Başlar Fuzûlî Leyla ile Mecnun eserini yazmaya ve şifreleri beyitler arasına gizler. Bu şifreyi çözen İştar tapınağının kapısını açacak, dünya ve insanlık için yararlı olabilecek bilgileri elde edebilecek. Bu şifreyi çözebilen, o tapınaktaki tabletlere ulaşabilen, uzay ve oradaki varlıklarla ilgili kimsenin bilemediği bilgilere ulaşacaktır.
Fuzûlî bu şaheseri yazar. Kitabın yolculuğu başlar. İlk başta Osmanlı sarayına uzanır hayatı. Kitap başlar Osmanlı hanesini anlatmaya. Kanun Koyucu'nun Hürrem'e olan aşkına sahne oluyoruz. Sonra mutsuz Mihriban'ın bitli Rüstem ile evlendirilmesi ve bu mutsuzluğunu bir nebze olsun azaltmak için kendini hayr işlerine adadığını öğreniyoruz. Koskoca Şairlerin Sultanı Bakî'nin Kanuni Sultan Süleyman'ın cariyesi olan Tûtî ile olan nikahı beni bir hayli şaşırttı ama gidip araştırınca doğruluğundan emin oldum. Bir eğlence esnasında Sultanın cariyesinin ayağı takılır ve tam düşecek iken Bakî genç kızı yakalar. İster yanlışlıkla olsun ister bilerek Sultanın cariyelerine dokunmanın sonu hiç de iyi değildir.
Genç kız alacağı cezanın korkusu ile bayılırken bizim Bakî Sultanın huzurunda başını eğer ve kendisine verilecek cezayı bekler. O sırada Kanuni Tûtî ile Bakî'yi nikahlar. Bu sıralarda Babil Cemiyeti Leyla ile Mecnun kitabının peşindedir. Şifreleri çözüp Babil Uzay Araştırma Merkezini kuracaklardır. Kitabın yolculuğu daha sonra hiç durmadan el değiştirecek. III. Murad döneminde Rûkal ile karşılaşacak. Rûkal,
Fuzûlî'nin Leyla ile Mecnun'una farklı bir bakış açısı ile baktım kitapta. Aslında Leyla ile Mecnun'u anlatmıyor da diyebilirim.
Fuzûlî Akademi kütüphanesinde iken, Kanun Koyucu Bağdat'a girmiş ve kütüphanenin anahtarını almak için gelmektedir. Orada bulunan Âmâ kütüphaneci bizim Fuzuli'ye bir hançer verir. Şifreli bir hançerdir bu. Başlar Fuzûlî Leyla ile Mecnun eserini yazmaya ve şifreleri beyitler arasına gizler. Bu şifreyi çözen İştar tapınağının kapısını açacak, dünya ve insanlık için yararlı olabilecek bilgileri elde edebilecek. Bu şifreyi çözebilen, o tapınaktaki tabletlere ulaşabilen, uzay ve oradaki varlıklarla ilgili kimsenin bilemediği bilgilere ulaşacaktır.
Fuzûlî bu şaheseri yazar. Kitabın yolculuğu başlar. İlk başta Osmanlı sarayına uzanır hayatı. Kitap başlar Osmanlı hanesini anlatmaya. Kanun Koyucu'nun Hürrem'e olan aşkına sahne oluyoruz. Sonra mutsuz Mihriban'ın bitli Rüstem ile evlendirilmesi ve bu mutsuzluğunu bir nebze olsun azaltmak için kendini hayr işlerine adadığını öğreniyoruz. Koskoca Şairlerin Sultanı Bakî'nin Kanuni Sultan Süleyman'ın cariyesi olan Tûtî ile olan nikahı beni bir hayli şaşırttı ama gidip araştırınca doğruluğundan emin oldum. Bir eğlence esnasında Sultanın cariyesinin ayağı takılır ve tam düşecek iken Bakî genç kızı yakalar. İster yanlışlıkla olsun ister bilerek Sultanın cariyelerine dokunmanın sonu hiç de iyi değildir.
Genç kız alacağı cezanın korkusu ile bayılırken bizim Bakî Sultanın huzurunda başını eğer ve kendisine verilecek cezayı bekler. O sırada Kanuni Tûtî ile Bakî'yi nikahlar. Bu sıralarda Babil Cemiyeti Leyla ile Mecnun kitabının peşindedir. Şifreleri çözüp Babil Uzay Araştırma Merkezini kuracaklardır. Kitabın yolculuğu daha sonra hiç durmadan el değiştirecek. III. Murad döneminde Rûkal ile karşılaşacak. Rûkal,