Dünyada hiçbir sır ve muamma kalmadığı gün dahi mevcut olacak bir muamma vardır. O da adolescent dediğimiz mahluktur. Hâlbuki dünyada bütün anlaşılmazlıklar ortadan kalksa bile saltanatı yine devam edecek olan bir anlaşmazlık vardır:Nesillerin arasındaki anlaşmazlık. Yazık ki,çocuğa ve genç adama çok defa bu anlaşmazlığın arasından cevap veriyor,onun sert çehresiyle konuşuyoruz. Türlü kompleksin imkânsız derecede büyük bir mutlak ihtiyacıyla,değerler susuzluğuyla ve bir yığın yıkıcı şüphe ile beraber yürüdüğü bu yaşlarda gençle konuşmak,ona eğilmek,onu dinlemek,onu anlamak,işte olgun insana düşen en güç vazife.Tezada bakın ki ona öğreteceğimiz şeyler o kadar fazladır ve hayat tecrübemiz o kadar çoktur ki,ya onu hiç dinlemeyiz,yahut ancak bedbaht eden bir dille konuşuruz. Hâlbuki asıl onu konuşturmamız ve onu tanıyarak cevaplandırmamız lazımdır. Çünkü asıl çocukluk yaşlarının mesut rüyasından,o göz kamaştırıcı âlemden çıkmış,realitenin eşiğinde genç adam olmaya hazırlanan bu biçare ve anlaşılmaz mahluk yaşıyla bütün insan kaderinin muamması içindedir. Her şey,kendi vücudunda başlayarak etrafındaki her şey değişmiştir. Dünyası bu birdenbire gelen değişmenin verdiği bir nispetsizlik,bir muvazenesizlikten ibarettir. Hiçbir fırtına bir gemiyi bu kadar sarsamaz. Sualler içinde boğulmuştur.