Şubat ganimetleri.
Mangasından hatıratına, felsefesinden tasavvufuna çok dalla ilgilenmekten kendimi alamıyorum. Ne kadar faydalandığım konusu tartışmaya açık elbette.
Bunun yanında okumaktan öte, çoluk çocuğa dopdolu bir kitaplık bırakma dileğinin maddi çabalarıdır bu.
Soru: Ben halis muhlis tembel bir öğrenciyim. Bu tembellikten ve vurdumduymazlıktan nasıl kurtulabilirim; çareleri nelerdir?
İmam-ı Gazali'nin (4 ciltlik) İhya'sının 3. ve 4. cildini güzelce okusun, bitirsin.
Küçüklükten fanatik Fenerbahçeli olarak büyümüştüm, babam arkasında 10 numarasıyla ismimi yazdırdığı orjinal formasını almıştı bana. Maçları beraber izlerdik. Stada gitmişliğim de oldu. Sonra medreseye gittim, bi kaç sene Fenerbahçe’nin kadrosunu bile bilmez şekilde hayatıma devam ettim. Sonra nerden estiyse bi Galatasaray derbisi izledim, Kadıköy’de yıllar sonra yenildiğimiz maçtı. O günden itibaren tekrar takip etmeye, maçları kaçırmamaya başladım. Ama eskisi kadar heyecanlı değilim, gollerde dahi nadir tepki veririm. Önemli Avrupa maçları farklı tabii.
Fenerbahçe’de beni rahatsız eden en büyük şey ise ağır Kemalistlerin kulüp yönetiminde baştacı olması. Bundandır İsmail Kartal’ın gitmesine, Mourinho’nun gelmesinden daha fazla dikkat kesilmiştim. Futbol kendini kaptırmadıkça ve holiganlaşmadıkça güzel, ötesi fıtri duyguların istismarı.
Kendim bildim bileli Galatasaray'lıyım. Neden bu takımı tuttum, kimden etkilendim hatırlamıyorum. UEFA kupasını aldığımız seneyi ve o kadroyu hatırlıyorum. O günden sonra pek ilgilenmedim. Okan Buruk gelince tekrar başladı futbol sevdası. Çünkü Okanlı kadro benim ilk gençlik yıllarımdı. Sonra Okan Buruk bende hayâl kırıklığı oldu. Gençlere hiç yer vermemesi, bir tane bile futbolcu parlatamaması vesaire. Hep hazırcı. Şimdi bakıyorum da bir Galatasaraylı olarak Torrera'yı hic sevmiyorum mesela. En ufak bir şeyde kendine yere atması midemi bulandırıyor. Sonra diğer futbolcuları düşündüm. Şöyle oturtup çay içebileceğim bir tek Kerem Aktürkoğlu vardı. O da gitti. Şimdi takımla hiçbir aidiyetim kalmadı. Epeyi uzun bir ara daha futbolla ilgilenmem herhalde. Bu yazıyı sonuna kadar kim okur, o da ayrı bir mesele.