Aziz Nesin 80 yaşında telef olup gitti. Yazıp yayınladığı kitap sayısı 110'dur. Ben onun eserlerinden yirmi kadarını alabildim. Zübük romanını zevkle okudum. Çünkü o romanın kahramanı Zübük, yakın dostlarımdan Abdurrahman Doğruyol'dur. Abdurrahman bir ara Sivas milletvekili de seçildi. Sonra Suşehri ilçe belediye başkanı oldu. Lise mezunuydu. Müthiş bir hayal gücü vardı. Hiç kimsenin kolay kolay inanmayacağı olayları kafasında kurar, sonra o safsataları gerçekten yaşamış gibi çok büyük ciddiyetle anlatırdı. (...)
(...)
Bozatlı'nın yeğeni Memduh Kutlu'dan dinledim:
"Aziz Nesin, Suşehri'ne geldiğinde bizim evde misafir ettik. Her gün halkın arasında dolaşır şundan, bundan Doğruyol'u dinlerdi. Sonra da gece oturur, sabaha kadar yazardı. Kül tablası yerine, bir bakır sahan isterdi. Bir gecede iki-üç paket sigara içerdi. Zübük, Suşehri'nde, bizim evde yazıldı."
Zübük'te anlatılanlar sadece Abdurrahman Doğruyol'un uydurdukları değil. Onun yalanlarına, Aziz Nesin'in uydurdukları, Abdurrahman Doğruyol'un uydurduklarının en az on misli fazladır.
Bu bakımdan benim aklımdaki en büyük Zübük Aziz Nesin'dir.
Aziz Nesin'in kalemi bana ters gelmeyen bir kalem. Türkçesi güzel, sağlam, akıcı bir Türkçe. Ama bu Türkçeye, son yıllarda birtakım kaba saba uydurulmuş kelimeleri de bulaştırdı.
Kalem olarak sevdiğim Aziz Nesin'i, insan olarak hiç sevmedim. Sevmek ne kelime, kendisinden iğrendim de. Nedendir bilmiyorum? Suratı bana hep kambur bir kirpinin dikenli yüzünü hatırlatmıştır. Cin çarpmış gibi nursuz bir yüz.
Dinsiz ve Allahsızdı. Ben bir Müslüman olarak onun küfrünü tabii karşılıyordum. Allah daha ruhlar aleminde isyan eden bir adamın kalbini mühürleyemez mi? Mühürler elbette. (Bize ne onun inkarından. Şimdi gitsin versin hesabını büyük Yaradan'ına) Benim öfkelendiğim, onun katı, kaba
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Zirâ "diniyle düşünen adam” için felsefe, "başıboş bir arayış disiplini", "doğruyu getirmenin degil, yanlışı çıkarmanın rejimi", kısaca "karışık bir rüya" olmaktan kurtulamaz ve o, felsefe yapmayı öğrendiği gün, artık felsefe yapmaya ihtiyacı kalmadığını da anlamış olurdu!
Şu hâlde, felsefenin hem yapılamaz oluşu, hem yapılması gerekmeyişi, "tefekkür" şevkiyle parlayan gözlere, yepyeni ve bambaşka bir varlık ışığı gösterebilir: "HiKEMİYAT-Hikmet Düşüncesi!”
Kadınla erkeği müşterek ve âhenkli hareketlerle vücut kıvrımlarını göstermeye davet eden ve ister bir çift, ister birçok insanın şehevî hareketlerinden ibaret olan dans, millî ve gayr-ı millî bütün çeşitleriyle bizden değildir.
Sayfa 123 - Gaye Genç Adam Yayınları - İdeolocya Örgüsü, Necip Fazıl Kısakürek·Kitabı okudu
Şah-ı Nakşibend bir gün huzurlarında “Allah!” diye haykıran biri için dediler ki:
- Çıkarın bu adamı meclisimizden. Gafillerin meclisimizde yeri yoktur.