Zevki en yüce yere oturtanlar, iyi'nin algılanabilir olduğunu düşünürler; bizse buna karşılık iyi'yi ruha bağladığımız
için, onu zekâyla kavranabilir diye düşünüyoruz. İyi üstüne duyular karar verseydi, hiçbir zevki geri çeviremezdik -çünkü her birinde bir çekicilik, hoşa giden bir yan vardır- ve hiç bir acıya isteyerek katlanmazdık. Çünkü hiçbir acı, duyulara
zarar vermemezlik edemez.
“Susuzluk hangi kadehten ya da güzel elden giderildiğine bakmaz hiç. Hangi bukleli
sakinin, hangi pırıl pırıl kadehten sana içki sunduğu senin için önemliyse, susuzluk değildir o duyduğun.”