Kendininkine benzemekle birlikte, daha güçlü, daha sistemli, daha korkusuz bir zihnin ürünüydü bu kitap. En iyi kitaplar insana zaten bildiklerini söyleyen kitaplardır, diye geçirdi aklından.
Her gün, her saat hayata dört elle sarılmak, gelecekten yoksun olduğunu bile bile günübirlik yaşamayı sürdürmek, tıpkı hava olduğu sürece nefes almayı bırakmamak gibi karşı konulmaz bir içgüdüydü.
Bazen sade yaşayan insanların hayatını kıskanıyorum.
İnanır mısın çoğu zaman oturup Kerim ve Hurşit'i düşünüyorum.
Ne kadar kolay ve problemsiz birbirine kavuştular.
Ne bir söz, ne bir anlaşma.
Ne bir Sefer baba.
Galiba Allah bazıları için bunu istiyor