Üzgünüm ama bir şeyi milyarlarca kez gözlemleseniz bile bir sonraki gözlemde aynı nedenin aynı sonucu doğuracağına yalnızca inanabilirsiniz. Yani bilim elimizdeki inançlardan yalnızca biridir.
Koğuşa alındıktan sonra bu hastayla Jung ilgilenecek ve tedavi süreci ilerledikçe aralarında farklı bir ilişki gelişecekti. Bu ilişkiye dair dedikodular her yanı saracak hatta karısı Emma'nın dahi kulağına gidecekti, daha da ilerleyen dönemde Freud da işin içine dahil olacaktı. Fakat burada değinilmek istenen sadece bu ilişkinin içeriği değil elbette. Bu kadın, psikanaliz alanında ilk doktora tezi yazan Sabina Spielrein'di.
Deliler gibi okuyordu. Ancak aradığını Schopenhauer'da buldu. İşte dünyanın iyi bir yer olmadığını söyleyen parlak bir akıl bulmuştu. Arkasından Kant'ın Arı Usun Eleştirisi geldi ve sonra altın vuruş: Nietzsche...