Bilinç, bilinçdışı ve içgüdüsel isteklerin farkına varan insan kişiliğinin ağırlık merkezini başka bir yerde konumlandırır. "Benlik" denen bu merkeze gelmekle insan alt katlarda sıkıntı çeken (bilinmeyenin korkusu), üst katlardaysa acı ve hazza yapışan halden kurtulur.
Bize sorun yaratanlar için psikiyatride kullanılan tanılardan faydalanıyoruz, onları "normal" sınırından uzaklaştırıp bir patolojik sorunla tanımlıyoruz. Çünkü bilmek, tanımlamak ve sınıflandırmak her zaman rahatlatıcı geliyor, ne de olsa: "Psikiyatrik tanılar da kavrayamadığımız insan kalmasın diye vardır"
Ahlâki sorumluluğun varlığını inkar edecek olursak, diyor bu filozoflar, o zaman cezalandırmak için hiçbir gerekçemiz kalmaz ve dolayısıyla, herhangi bir hapishane ya da tutukluluk merkezi işletmekten vazgeçmemiz gerekir.