Satın aldığınız birkaç muz beni etkilemeyebilir ancak bir davul seti aldığınızı ve beni kulak tıkacı kullanmak zorunda bıraktığınızı varsayalım. Bu eyleminiz, davulun ücretini öderken hesaba katmadığınız istenmeyen bir sonuç doğurmuştur. Ekonomistler bu tür başarısızlıklara "dışsallık" adını verdi.
Piyasa başarısızlığı devlet müdahalesini meşrulaştırmak için kullanılır; örneğin belli başlı vergiler dışsallıkları dengelemek için kullanılırken sözüm ona antitröst politikalar tekelcilikle baş etmeye çalışır.
Çelişkili bir biçimde, Giffen malına olan talep, fiyat arttıkça artar; çünkü bu durum tüketicilerin alternatif ürünlere harcama yapma yetisini azaltır.
*Giffen malları, gelir etkisinin oldukça kuvvetli gözlemlendiği düşük mallardır, bu nedenle fiyatlar arttığında çok daha fazla mal talep edilir.
Buna karşılık, hukuku kardeşlik ilkesi üzerine inşa etmeye kalktığımızda, bütün iyi ve kötünün hukuktan kaynaklandığını, hukukun bütün talihsizliklerin ve sosyal eşitsizliklerin sorumlusu olduğunu iddia etmiş ve sonu gelmeyecek olan şikayet, huzursuzluk, sızlanma, asayişsizlik ve ihtilallere kapıyı aralamış olursunuz.
Bu misyonun sınırını aşıp ona dinsel, kardeşlikçi, sosyal adaletçi, hayırsever, eşitlikçi, sınai, edebi ve sanatsal boyutlar eklemeye çalıştığımız takdirde sınırları belirsiz bir arazide kaybolur, her biri hukuku ele geçirerek size dayatan bir ütopya veya daha kötüsü ütopyalar bataklığında boğulursunuz. Adaletin aksine, kardeşlik ve hayırseverlik kavramlarının açık ve kesin sınırları yoktur. Bir kere bu hedeflere yönelmeye görün, nerede duracağınızı bilemezsiniz.
Devletin, zorla sorumluluğunu üstlendiği işlerde, karşılaşılacak her başarısızlık, millete sızlanma hakkı da tanınmadığından, yeni bir ihtilal tehdidini arttıracaktır.