"Yaşamı anlamsız bulduğum zamanlar oldu, ama hiç solgun bulmadım. Ayrıca solgun ve anlamsız olan dirimin kendisi değil, yaşam içinde, yaşamı belirleyen yaşama parçalarıdır. Yaşamı anlamsız bulsaydım ‘Kayayı Delen İncir’ adını vermezdim kitabıma."
Oysa önemli olan aşk kavramını çeşitlemek, zenginleştirmek olmalıydı. Galiba bugünkü kısırlık biraz da bundan. Dile yaşayışla birlikte giren şeyleri yok saymamalıyız.
Uyar, başlangıcından itibaren hep yaşadığı günün içinde olmuş, sorunları görmeyi istemiş, dahası onları oldukları gibi göğüslemeyi bilmiştir. Gerçek katılaştığı zaman, gelecek düşlerine çekilmektense yaşanmakta olan bir karamsarlığı dile getirmeyi tercih etmiş, bu tavrın yaşananın anlaşılabilmesi açısından daha uygun olacağını düşünmüştür.
Birey her yerde kuşatılmış, engellenmiş, kısıtlanmıştır: işlikte, siyasette, hatta aşkta. Şairin tek güvencesi, tek dayanağı kadın olsa da, toplumsal düzeyde alındığında, aşkın ancak gerçekleştirilmesi gereken bir olanak biçiminde konulduğu söylenebilir.