Var olduğumuz bu gezegen gibi, her özgün ve özgül şiir dünyasının da jeolojik katmanları var. Dolayısıyla her kazıda farklı katmanlara ulaşılması, yeni bulgular elde edilmesi mümkün. Metni, tarih içinde tüketilmez kılabilen de bu elbet.
onlar Şadırvan’ın barında, buzlu kadehlerinin buğusu ardında ağır ağır kaybolurken kulaklarımda Edip Cansever’in Turgut Uyar’ın ölümünden sonra yazdığı şu dizeler çınlıyor.
"...Dün müydü, yüzyıllar mı geçti, bilmiyorum
ki
Bir yaz sonuydu yalnız denizi sıyırıp geçtik
İki tek votka içtik varmadan Aşiyan’a Konuşmadık hiç, nedense hiç konuşmadık
Az sonra kalkıp gitti o
Kalakaldım ben oracıkta
Kapadım gözlerimi ardından gene birlikte olduk
- Garson! Bize iki tek votka daha..."