Hak değil çıkar gözeten bir bencilliğin toplumun iliklerine işlediği önyargısının motive ettiği sosyo-politik ezicilik, medyatik söylemin hunharlığına da geçerlilik kazandırır.
Ve durdu Turgut Uyarın ‘Büyük Saat’i. Artık bir daha çalışmayacak. Kendisiyle ilgili hiçbir şey biriktirmiyordu. Bundan sonra da biriktirmeyecek. Kendini gizleyen yazarları seviyordu. Bir daha kendini gizleyemeyecek bundan böyle.
Turgut’u toprağa verdiğimiz günün gecesi, hatim indirir gibi Büyük Saat’i okudum. Bilmiyorum kaçıncı kez. Kitabın 445. sayfasında, şairin, "nedir sonsuzdan bir önce" sorusuyla karşılaştım:
"Nedir sonsuzdan bir önceki sayının adı/diyelim sonsuz eksi bir/sonsuz eksi bir/hayatın adıdır bu."