İsabetli Distopya
9/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 312. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 14:50
Bu kadar kısa bir kitap için muhteşem bir distopik tasvir olmuş. Jack London ‘ün pek bilinmeyen ama Covid salgınından sonra popülerlik kazanan kitabı 1910 yılında yazılmış ve 2013 yılında modern dünyayı yok eden bir salgını konu alıyor.Salgından sağ kurtulan çok az insandan biri olan profesör,yıllar sonra torunlarına salgını anlatıyor.İnsanlık çökmüş ve en ilkel haline geri dönmüştür.Profesörün anlattıkları,torunları için akıl almaz derecede abartılı geliyor.Kablosuz telefonlar,hava ve kara taşıtları,hatta profesörün mesleği bile torunları için bunamış bir adamın sayıklamaları gibi geliyor.Yazarın 2013 dünya nüfusu ve şehirlerin yaklaşık durumunu doğru tahmin etmesi ve gelecek tasavvuru inanılmaz tespitler olarak duruyor.Covid salgını sonrası artık gözümüze çokta distopik görünmeyen Kızıl Veba ürkütücü biçimde dünyamızı bekleyen yeni salgınları öngörüyor.
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,9bin okunma
Ecdada ithafen
Puan vermedi·288 syf.··
2026 18. kitabı
İbrahim Kalın'ın ülkenin entelektüel simalarından biri olduğu aşikar. Yaşam öyküsü ve geniş bilgi birikimi ile gerçekten de okunması gereken bir şahıs. Bazı kişilerin bazı eserleri şüphesiz ki politika üstü okunması gerekir. Politik görüşlerin farklı olmasından dolayı herhangi bir yazarın eserlerine mesafeli yaklaşmak pek tabi tasvip edilecek bir durum olmaması gerekir. Dolayısıyla Kalın'ın kitaplarına da bu yönde yaklaşmak önemli. Bu esere kendimize yolculuk adı altında yaklaşmak gerekir. Nitekim kendimizi ve geçmişimizi okumadan inanın bana kişi özünü kaybeder kültürel asimilasyona da uğraması hiçten bile değildir. Gel özüne diyelim .. Kitap çeşitli formatlarda karşımıza çıkar. Açıkçası derleme bir eser olduğunu dile getirebiliriz. Kalın'ın zaman içinde vermiş olduğu röportajlardan tutun yaşamında bizzat şahit olduğu örnekleri de dile getirdiği bir eser. Velhasıl kelam kitap herhangi bir konu etrafında ilerleyen ve o konuyu açıklayan bir kitap değil . Kitabın ana düşüncesi isminden de anlaşılacağı üzere kişinin varoluşsal sancıları karşısında kendini araması ve bulmasıdır. Günümüz dünyasında insanda yoğun bir tatminsizlik mevcuttur. Ne yaparsa yapsın genel olarak bir huzursuzluk ile cebelleşmektedir. Değişen dünya ve ilerleyen teknoloji ise buna en büyük katkıyı sağlar. Katkı derken pek tabi olumlu anlamda değil. Bizzat olumsuzluk anlamında. Değişen dünya ve teknoloji karşısında kişi kendi özünü kaybedip aslına bakarsak klavye kişiliğine, instagram kişiliğine ,moda kişiliğine bürünmüştür. Bunlar tamamen karşı tarafa kendimizi, onun beğenisine susmaktan başka da bir şey değildir . İpotekli kişilik diyebiliriz belki de. O seni beğeniyorsa varsındır. Senin kendi özün seni karşılamıyor demektir . Dolayısıyla sürekli başkalarının bakışları için kişinin
Öze Yolculukİbrahim Kalın · İnsan Yayınları · 2023757 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·215 syf.··
2026 28. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2026 01:56
Veronika Ölmek İstiyor, okurken beni düşündüren kitaplardan biri oldu. Başta Veronika’nın neden böyle bir karar verdiğini anlamaya çalışırken, ilerleyen sayfalarda hayatı ve insanları farklı gözle değerlendirmeye başladım. Kitap akıcı olduğu için çabuk okunuyor. Özellikle akıl hastanesindeki karakterlerin hikâyeleri ilgimi çekti. Her birinin farklı bir yaşam öyküsü olması kitaba ayrı bir renk katmış. Kitabın verdiği en önemli mesajın, hayatın değerini bazen kaybetme korkusuyla daha iyi anlayabildiğimiz olduğunu düşünüyorum. Genel olarak severek okuduğum, üzerine düşünmeye değer bir kitaptı.
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2020102,7bin okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2026 41. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2026 00:52
Oldukça etkileyici bir kitap. Okurken bu yaşanılan şeylerin gerçek olduğunu bilmek şok edici. Bosna savaşında yapılan soykırım ve Müslüman Türk kadınlarının gördüğü tecavüzler akıl almaz şekilde anlatılmış. İlk defa bir millete karşı nefret duydum. Amir ve Amina iki karakteri de sevdim. İkisi de kendi penceresinden hayata baktıklarında haklı. Bir soykırımın izi hiç geçmiyor anlaşılan.
Ben AmirSinan Akyüz · Alfa Yayıncılık · 20231,823 okunma
"Gördüğüne Asla İnanma"
9/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 23:34
Şah Mat kitabından sonra Mario Mazzanti'nin okuduğum ikinci kitabı. Şah Mat tabii ki yazarın en bilinen ve en sevilen eseri. O yüzden Gördüğüne Asla İnanma bir tık daha aşağıda kalmış olabilir. Ama yine de çok sürükleyici bir kitaptı. Gördüğüne Asla İnanma, saygın bir profesörün vahşice öldürülmesiyle başlayan ve şüphelilerin enstitü içindeki sekiz meslektaşla sınırlı olduğu gizemli bir seri katil avını konu alıyor. Cinayetin ardından hocasının izini süren, katili yakalamak için zeka dolu bir psikolojik akıl oyununun içine çekilen Doktor Trevis; sevdiği adamı korumaya çalışan Denise adında genç bir kadın ve birbiriyle alakasız gibi görünen cinayetleri çözmeye çalışan polisler. Her ipucunun göründüğünden çok farklı olduğu ters köşelerle dolu bir labirentte, hayatta kalma mücadelesini anlatan bir kurgu. Okurken tahmin ettiğim her şey bir sonraki sayfada söyleniyodu. Önemli hiçbir şey bilememe hissini yaşayıp durdum. Gerçekten olayları çözdüğünüzü sandığınız anda ortaya bambaşka bir gelişme çıkıyor. Sonlara doğru çok heyecanlandım. Tüm karakterlerin katilin kim olduğunu anladığı ve tam ismini söylicekleri an sevgili yazarımız devamını getirmeyip son sayfalara kadar bekletmeyi tercih etmiş. En son kendimi "Artık bana da söyleyin." diye yakarırken buldum. Ben çok beğendim bir şans verebilirsiniz..
Gördüğüne Asla İnanmaMario Mazzanti · Sonsuz Kitap · 20182,939 okunma
Esme Lennox Nasıl Yok Oldu
Puan vermedi·192 syf.··
2026 20. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 23:45
Nasıl bu kadar acımasız olabildiniz? Bir kız çocuğunu dikiş dikmiyor piyano çalmayı seviyor diye; annesinin geceliğini giyip ayna karşısında kendini izliyor diye; açık sözlü, herkesten farklı, kalıplara sığmıyor diye nasıl akıl hastanesine kapatabildiniz? Nasıl izin verdiniz 61 yıl 5 ay 4 gün orada olmasına ve sonunda nasıl yok oldu dediniz? Çok anlamsız geliyor çoğu gerçek (!) ama bir kadının kaderinin bir erkeğin iki dudağı arasında olduğu gerçeği kadar değil. Hele ki bu bir kötülükse. Kadının kadına yaptığı kötülük konusuna hiç girmiyorum derim ve sakin serin kanlı okumalar dilerim. Esme Lennox Nasıl Yok Oldu Maggie O'Farrell
Esme Lennox Nasıl Yok OlduMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20243,097 okunma