Puan vermedi·
Değerli dostlar, Heyecanla beklediğimiz, kıymetli hocamızın "İslam ve Hayat" adlı eseri yayımlandı. Bu eser, adeta karanlıkta yolumuzu aydınlatan bir aracın uzun farları gibi önümüzü görmemize, istikametimizi daha net belirlememize vesile oluyor. Rabbim hocamıza sağlık, afiyet ve bereketli bir ömür ihsan eylesin. Yolumuzu aydınlatan, ufkumuzu genişleten ve bizlere rehberlik eden nice güzel eserler kaleme almasını nasip eylesin. Amin "İslâm; insanın, fıtrat / yaratılış düzeni üzere, bir başka ifadeyle; ruh-beden, akıl ve vicdanının gereklerine göre hayatı yaşamasıdır. Bu manada İslâm, evrendeki ilâhî düzenin; insan hayatındaki izdüşümü mesabesindedir. Ne var ki diğer varlıklar; istem-dışı (zorunlu olarak) bu yaratılış düzenine tâbî olarak varlıklarını ve fonksiyonlarını sürdürürken; insanoğlu, yaratıcı kudret tarafından biyolojik yaşamında bu kurallara zorunlu olarak tâbî kılınmış, ancak manevî / ahlakî yaşamında kendi irade ve isteğiyle yaşama özgürlüğüne ve sorumluluğuna sahip kılınmıştır. İnsanın bu özelliği; bir taraftan ona özgürlüğü armağan ederken, diğer taraftan da sorumluluğu getirmektedir ki insanın sınav alanı da burasıdır. Bu sınav, insanoğlunun; hayatın her alanında ve bütün faaliyetlerinde, yaratan ve yaratılanlarla iletişiminde, insanîliği, ahlakîliği gözetmesidir.
İslam ve HayatHasan Elik · Marmara Akademi Yayınları · 20260 okunma
Handan... Yine Handan... Yine Handan...
6/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 00:18
Bu bir buhran, bu bir ihanet bu bir cinayet... Güzel olan her şeyin ölümünü izliyorsunuz bu kitapta; Eş sevgisi, evlat sevgisi, okuma sevgisi, sanat sevgisi, güven, sadakat... Neriman'ın abartılı bir şov halini alan Handan sevgisi , Refik Cemalin basiretsizliği ve Handan' ın çalkantılı ruhu. Kim iyi kim kötü kim haklı kim haksız karışmış bir halde kitap bitti. Geriye nedenini bilmediğim bir öfke bıraktı. Neriman , hastalık halini almış Handan sevgisini ilk günden itibaren eşine bulaştırmıştır. O kadar Handan' ı övmüştür ki o kadar onu anlatmıştır ki Handan eşi ile arasında yaşıyor gibidir adeta. Handan dan bir duvar örmüştür aralarına. Neriman rahatsız edici bir saflıkla Handan ile Refik Cemal'i birbirine itmiş gibidir. Sürekli onları yalnız bırakır, gezmelere gönderir gece erken yatıp saatlerce sohbetlerine izin verir. E ne olacaktı sonunda Neriman ? Sonu baştan yazıldı bu işin. Refik Cemal ise karısını sevmiştir sevmesine ama kibar sözlerle onu yavan bulduğunu da inkar etmez. Güzeldir, safdır, temizdir falan filan ama fikirleri sığdır entelektüel anlamda ona yetmez. Onu sever güya ama karısını aldatmaktan da çekinmez. Kendi elleri ile adım adım ördüğü bu hapishane için kim ona acıyabilir ki. Güya kalbini Neriman ile aklını da Handan dolduruyormuş. Oldu paşam, başka? Handan... Yaşını sonradan öğrenince biraz ona acımadım desem yalan olacak. 17 yaşında evlenmiş. Sevdiği adamı reddederek ölümüne neden olmuş ve son zamanlarda tanıdığım en pislik en zampara adamlardan biri olduğu adının geçtiği ilk anda belli olan Hüsnü Paşa ile evlenmiş. Hüsnü Paşa onu aldatmalara doymamış, bunu açıkça anlatmaktan çekinmemiş. Hatta kadın sohbetlerini Handan ile bile yapmış. Handan bu kadar akıllı bu kadar kendini geliştirmiş bir kadın olmasına rağmen kocasına hep göz yummuş.
1000Kitap
HandanHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20197bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
8/10
·216 syf.··
2026 55. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 23:52
Dört kutu ilacı içerek intihar etmek isteyen Veronika, kurtarıldıktan sonra akıl hastanesine yatırılır. Burada farklı hikayeleri olan ve hayata tutunma çabasındaki insanlarla tanışır. Akıl hastanesinde, intihar etme girişiminden sonra kalbinin hasar gördüğünü ve beş ila yedi gün içinde kalbinin duracağını öğrenir. Artık, her günü bahşedilmiş bir hediye olarak gören Veronika, aynı hastaneden Eduard ile kaçarak son günlerini içinden geldiğince, kimsenin ne diyeceğini önemsemeden yaşamak ister. Paulo Coelho romanın içindeki bir bölümde Veronika'nın hikayesini hastane başhekiminin kızı adaş Veronika'dan duyduğunu yazar; ancak gerçeklik hissi verebilmek adına mı böyle yazmıştır veya gerçek bir hikayeyi mi romanlaştırmış, orasını araştırmadım. Kitap çoğunlukla akıcı ve okurlara hayatın benzersiz ve değerli bir hediye olduğu mesajını iletiyor. Kitap kurtlarına selamlarla...
Edebiyat
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2020102,6bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 7. kitabı
İbrahim Kalın'ı bugüne kadar yalnızca siyasi kimliğiyle tanıyordum. Ancak kitabını okudukça; derin bilgi birikimine sahip, akademik yönü güçlü, ilim ve irfanla yoğrulmuş, sanata ve estetiğe de gönülden bağlı çok kıymetli bir şahsiyet olduğunu fark ettim. Sayfalar ilerledikçe, zihnimin ötesinde gönlüme de hitap eden çok yönlü bir düşünce insanıyla tanışmış oldum. İnsan, ancak kökleriyle bağını koruyup hakikat, güzellik ve iyilik arayışını sürdürdüğünde kendini ve dünyayı doğru anlayabilir. Kitap; Doğu ile Batı arasındaki ilişkiyi, İslam medeniyetinin düşünce mirasını, sanatın ve estetiğin insan ruhundaki yerini ele alırken okuyucuyu tefekküre davet eder. Bilgi kadar hikmetin, akıl kadar gönlün de önemini vurgulayan eser, modern dünyanın meselelerine medeniyet perspektifinden bakmayı önerir. İstifadeli okumalar dilerim.
Gök Kubbenin Altındaİbrahim Kalın · Mecra Kitap · 20221,711 okunma
10/10
·500 syf.··
2026 7. kitabı
·
55 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 17:37
Bana müsait zaman ayarlayıp uzun uzadıya inceleme yazdıran hayat size neler yapmaz :) Öncelikle bu kitabı okumama vesile olan kişiden Allah razı olsun ,Rabbim ona işlerinde başarılar versin . Kitap girişinde şöyle bir ithaf yazılmış ; ‘’ ‘’ “Bilmek” akıl iledir. “Tanımak” akıl ve kalp iledir. “Bilmek” bir sırrı çözmektir. “Tanımak” sırrı eşkere etmektir. “Bilmek” harfleri okumaktır. “Tanımak” okurken yaşamaktır. “Bilmek” bildiklerinin farkında olmaktır. “Tanımak” bilmediklerinin farkında olmaktır. “Bilmek” surete bakmaktır. “Tanımak” sireti görmektir. “Bilmek” selamlaşmaktır. “Tanımak” musafaha etmektir. “Bilmek” adım izlerini takip etmektir. “Tanımak” kol kola yürümektir. Nurettin Topçu’yu bilmekten öte tanımak… Asrın “hareket adamlarına” ithaf ediyorum! ‘’ ‘’ Her ne kadar adamlara ithaf edilmiş olsa da , hocamızın kadınların okuması , çalışması hakkında bazı fikirlerine ters düşse de bir kadın olarak ben de ‘’ hareket kadınıyım ‘’diyerekten üstüme alınıyorum . Nurettin Topçu hocanın hayatını , fikirlerini , hasbihal halinde olduğu kişileri , eleştirdiklerini ve onu eleştirenleri öğrenebilirsiniz. En önemli şey ise lise yıllarımda pek ehemmiyet vermediğim ama sonradan değerini anladığım felsefe alanında ahlak felsefesi , hareket felsefesi ,eğitim felsefesi konularında kendine özgü ve gerçekten harekete geçiren düşüncelerinin olması ve bunu yurtdışında eğitim görüp ülkesine dönmüş bir muallim olarak öğrencilerine -anlamasalar da - anlatmayı kendine vazife bilen bir filozof . Ülkemizde böyle kendini geliştirmiş doğru fikir adamlarının azalmış olduğu şu devirde eğitimine rağmen oldukça mütevazi Nurettin Topçu hocayı bu kitap vesilesi ile tanımak, anlamak benim için şerefti . İçinde altını çizdiğim cümleleri geçtim ‘’sanki hafiften seslenir gibi yazdığı‘’
Nurettin TopçuAhmet Kılıç · Motto Yayınları · 202043 okunma
8/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
Nikolay Gogol’ün bu üç eseri, hem Rus edebiyatının hem de dünya edebiyatının en çarpıcı kısa anlatıları arasında yer alır. Ortak noktaları; bireyin toplum içindeki yalnızlığı, bürokrasi eleştirisi ve insan psikolojisinin kırılgan yönleridir. Bir Delinin Hatıra Defteri Bu eser, giderek akıl sağlığını yitiren bir memurun günlüğü üzerinden ilerler. Başlangıçta sıradan görünen hayatı, zamanla gerçeklikten kopuşa dönüşür. Gogol, burada hem toplumsal statü takıntısını hem de bireyin dışlanmışlık hissini sert bir şekilde eleştirir. Okur, karakterin zihninde kaybolurken aynı zamanda onun trajedisini de hisseder. Palto Palto, sıradan bir memur olan Akakiy Akakiyeviç’in yeni bir paltoya duyduğu ihtiyaç etrafında şekillenir. Basit bir eşya, onun için hayatta bir anlam ve değer kaynağına dönüşür. Ancak bu küçük umut bile acı bir şekilde sonlanır. Hikâye, bürokrasinin acımasızlığını ve insanın görünmezliğini güçlü bir şekilde yansıtır. Burun Burun ise absürt edebiyatın en erken ve en çarpıcı örneklerinden biridir. Bir memurun burnunun yüzünden ayrılıp bağımsız bir kimlik kazanması, toplumdaki statü ve kimlik algısının ne kadar yüzeysel olduğunu gösterir. Fantastik öğelerle bezeli bu hikâye, aslında keskin bir toplumsal eleştiridir. Genel Değerlendirme Bu üç eser birlikte okunduğunda Gogol’ün dünyasında bireyin sürekli olarak sistem tarafından ezildiği, değersizleştirildiği ve çoğu zaman da gerçeklikten uzaklaştığı görülür. Mizah ile trajediyi aynı anda barındıran bu anlatılar, kısa olmalarına rağmen oldukça yoğun bir etki bırakır. Sonuç olarak, Bir Delinin Hatıra Defteri, Palto ve Burun; hem düşündüren hem de rahatsız eden, klasik edebiyatın en güçlü eleştirel metinleri arasında yer alır.
Bir Delinin Hatıra Defteri - Palto - BurunNikolay Gogol · Koridor Yayıncılık · 201717,6bin okunma