Müzikte ahengin kulağa hoş gelebilmesi için öncesinde ahenksizlik olmalıymış. Bu sebeple müzikte ahenk ve ahenksizlik olmalıymış. Yaşamımızın da müzik gibi olduğunu söylüyor. Uyumdan önce uyumsuzluk olduğu için hayatlarımızın güzelliğini hissedebiliyormuşuz.
Kitabı kapattığımda düşündüm. Sırf yetersiz biri olduğum düşüncesinde kaybolmamalıyım. Hala bir şansa sahip değil miyim? Eksik de olsam iyilik yapıp, güzellikle konuşamaz mıyım? Hayal kırıklığına sebep olan ben de bazen, sadece bazen iyi bir insan olamaz mıyım? Böyle düşününce yeniden hayat buluyor, gelecek günler için sabırsızlanmaya başlıyorum.
Benim yapabileceğim ufacık iyilik , birine “Ben senin yanındayım” demek olamaz mı? Yetersiz ve güçsüz olduğumuz için sıradan olsak da, nazik bir yürekle kısacık bir anlığına da olsa, bizler de büyük bir insan olamaz mıyız ?
Kitapların zihinde değil, bedende yer edindiği fikrine sık sık kapılırım. Ya da belki zihnimizin ucundaki bir hatırada saklıdırlar. Tam olarak hatırlayamasam da kimi cümleler ve hikayeler bir seçimle karşı karşıya kaldığımda bana yardımcı oluyor.