Kitap 15 yaşındaki suç makinesi bir gencin yaşadıkları, suçları işlerken duyduğu hazzı gerçekçi bir şekilde anlatıyor. O kadar gerçekçi ki mideniz bulanıyor, başınız dönüyor. Başta işlenen suçları okurken sinirlenip, iğrendiğim için kitabı bırakacaktım ama kendimi zorladım çünkü yazarın en tanınan kitabı sadece böyle iğrençliklerden oluşamazdı. Ki dediğim gibi zorlanarak okuduğum 66 sayfadan sonra gencin tutuklanması ve üstünde yapılan deneyleri anlatılmaya başlaması ile daha akıcı ve okunabilir sayfalar geliyor. Buradan sonrasını yazarak spoiler vermek istemiyorum.
Kitabı okurken düşündüm acaba gerçekten böyle bir şey yapılsa bir çözüm olur muydu? Ama kitabın sonuna geldiğimde cevabımı da aldım. Duygular, davranışlar öğrenilen olgulardır. Ailen de, çevrende ne gördüysen büyüdüğünde aynılarını yaparsın. Evet belki yaptıklarından pişman olur ve çocuklarına yapmamalarını öğütlersin ama çocuğun çoktan senden bunu öğrenmiştir ve seni duymayacaktır. Yani bir çocuk yetiştirirken sözlerimizden çok davranışlarımız etkilidir.