5/10
·304 syf.··
2026 58. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 23:43
OKUDUM - BİTTİ | İsimler — Florence Knapp ️️️️️ → 10 üzerinden 5 Kitap Adı: İSİMLER Yazar Adı: FLORENCE KNAPP Sayfa Sayısı: 297 Kitap Puanım: 10 / 5 Kitap İncelemem: Dürüst olmam gerekiyor. çünkü bu kitabı bekleye bekleye bitirdim ve şu an içimde karışık bir şeyler var Sunday Times "son yılların en iyi ilk romanı" dedi. Jojo Moyes "tamamen benzersiz" dedi. Goodreads 2025 finalistiydi. Ben de inandım. Aldım. Başladım. fikir muhteşemdi. bunu kabul ediyorum. 1987, bir fırtına, istismarcı bir evlilik ve bir anne — Cora. Oğluna üç isimden birini verecek: kocasının istediği Gordon, kendi seçimi Julian, ya da kızının önerdiği Bear. Ve roman bu üç isim etrafında 35 yıl boyunca paralel üç hayatı anlatıyor. Konsept olarak? Nefes kesici. Kağıt üzerinde harika. ama uygulamada bir yerlerde bir şeyler koptu benim için. Yapının ağırlığı altında ezildi roman. 1-2-3, 1-2-3, 1-2-3… Her zaman diliminde üç zaman çizgisi arka arkaya. Bir süre sonra hangi karakterin hangi versiyonda ne yaşadığını takip etmek gerçek bir emek istiyor. Duygusal akış her kesildiğinde sıfırlanıyor, bağ kurmadan kopuyorsun, tekrar kuruyorsun, tekrar kopuyorsun. Cora'nın omuzlarına yüklenen sorumluluk da beni rahatsız etti. Üç hayatın tamamı, o sabah verdiği tek bir karara bağlanıyor. Bir kadının o anki "cesareti" her şeyi belirliyor. Bu bana biraz haksız geldi — sanki tüm ağırlığı yalnızca ona yüklediler. Epilog gereksizdi. çoğu okuyucu da aynı fikirde — beni de tatmin etmedi, kapatmak yerine açık bıraktı ama yanlış türden açık. Ve şunu da sormadan geçemedim: bu kadar yoğun aile içi şiddet sahnesi içeren bir romanda, teşekkürler bölümü altı sayfa sürerken, bu konuda mağdurlara dair tek bir not yok. bu beni rahatsız etti. gerçekten. Haksızlık etmek istemiyorum — yazı güçlü. Knapp'ın cümleleri zaman
1000Kitap
İsimlerFlorence Knapp · Domingo Yayınevi · 2026401 okunma
Hayatı anlamak üzerine...
8/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 23:14
Kitabımızın yazarı Nazi katliamı esnasında kamplarda kalmış ,sonra da özgürlüğüne kavuşmuş psikiyatri doktoru Frankl. İnsanın hayatta kalmasının, felaketleri atlatmasinin, hayata tutunmasının yolunun hayatın anlamlı olması ile olabileceğini anlatır . Hayatın anlamlı olması için bazı şartlardan bahseder. 1) anlamı birşeye bağlanma ( bir çocuk, bir eş, bir iş) 2) işe yarar olma( yardımda bulunma ,birinin hayatının ihtiyacı olma) 3) hayatı kontrol edemeyeceğini sadece akış içinde seçenekler olabileceğini kabul etme .... Psikoloji ve hayatı anlamlandırma üzerine yazılmış güzel bir kitap . ( Soykırım, işkence, gibi konuların odak olmasindan korkuyordum öyle değilmiş. Daha çok psikoloji üzerine yazılmış bir eserdir )
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,3bin okunma
Reklam
8/10
·240 syf.··
2026 143. kitabı
Murdle Jr. #okudumbitti Kitap değil, masaya kurulup oynanan bir dedektiflik oyunu gibi. Daha ilk sayfalarda “tamam, ben bu ekibe katıldım” diyorsun. Kurşun kalem eline yapışıyor, gözün ipuçlarında, zihnin sürekli “peki bu detay neden burada?” diye çalışıyor. Serinin en sevdiğim yanı okur gibi değil, aktif bir dedektif gibi ilerliyorsun. Şüpheliler, mekânlar, küçük ters köşeler… Hepsi seni nazikçe zorlayan ama asla yormayan bir tempoda geliyor. Özellikle Jake–Olivia–Julius ve tabii ki Buster McPaws… Karakterler “süs” gibi durmuyor; her birinin enerjisi bulmacalara ayrı bir tat katıyor. Buster’ın varlığı bile tek başına sayfaları daha eğlenceli yapıyor. Bir de kitapların tonunu çok iyi ayarladıklarını düşünüyorum. Gizem var, merak var, tempo var ama bunların hepsi çocuklara uygun, güvenli bir macera hissiyle geliyor. Zorluk seviyesi de güzel ilerliyor; başta sistemi kavrıyorsun, sonra “tamam, ısındım” dediğin anda daha kıvrak düşünmen gereken kısımlar açılıyor. Bu da “yapamadım” moral bozukluğu yerine “bir dakika, buldum!” coşkusunu büyütüyor. Akış net, mizah dozunda, yönlendirmeler anlaşılır. “Bulmaca kitabı” deyince bazen kuru bir yapı olur ya… Burada o yok. Her şey bir maceranın parçası gibi hissettiriyor. Kime öneririm? Bulmaca seven çocuklara (ve “ben sadece bakacağım” deyip sonra kalemi kapan ebeveynlere ) Dikkat, çıkarım, neden-sonuç ilişkisi gibi becerileri oyun gibi çalıştırmak isteyenlere Kısa kısa vakalarla “bir tane daha” dedirten kitap arayanlara Murdle Jr. evde mini bir kaçış oyunu kurmak gibi. Bitince de insanın aklında şu kalıyor: “Yeni vaka yok mu?” @olimposcocuk #MurdleJr #BulmacaKitabı #kitapkolikkafasikitapyorumu #reklamdeğilöneri
Murdle Jr. 2G. T. Karber · Olimpos Çocuk Yayınları · 20261 okunma
10/10
·112 syf.··
2026 16. kitabı
Bir kadının hayat mücadelesi anlatan otobiyografi ama ağır basan da kendi düşüncelerinizi yazmışsınız. Bu bir tık konudan uzaklaştırmış gibi. Ben otobiyografi beklerken şöyle düşündüm A Z ye yaş yaş ya da dönem dönem var olan şeyleri şu anda bulunduğunuz yaşa göre ilerler akış kazanır diye tahmin ettim. Yaşam öykünüzü anlatırken birden düşüncelere geçmek çok tekrara kaçmış. Genel anlamda güzel. Altı çizilip paylaşılacak sözleriniz de var. Kitap kötü değil 2 kez okunur evet rahatlıkla okunur. Benim düşüncem bu şekilde. Yazarın emeğine sağlık. Başarılar dilerim.
Edebiyat
Umut IşığıHalise Aydoğdu · Ateş Yayınları · 20263 okunma
7/10
·200 syf.··
2026 13. kitabı
1. Konu (Spoilersız özet) Kitap, özel yeteneklere sahip bir karakterin insanların kalp kırıklıklarını, travmalarını ve pişmanlıklarını “temizlediği” bir çamaşırhane açması üzerine kuruludur. Bu çamaşırhanenin görevi ise: - Acı veren anıları silmek - Kalpteki “kırışıklıkları ütülemek” - İnsanlara yeniden başlama şansı sunmaktır. 2. Tematik analiz (kitabın asıl gücü) **a) “Acıyı silmek gerçekten iyi mi?”** Kitap çok kritik bir soru soruyor: Eğer acılarımızı silebilseydik, gerçekten daha mutlu olur muyduk? Cevap net değil çünkü, acılarımız kimliğimizin birer parçasıdır. Travmalarımız ise gelişimlerimizin tetikleyicisidir. Bence kitabın asıl özet cümlesi şu: "Yaralar olmasaydı ben de olmazdım". Acılardan kaçmak yerine onları anlamay çalışmak acıların bizi biz yapan bir yapı taşı olduğunu gösteriyor. Acılarımızı anladığımızda onları kucakladığımızda artık eskisi kadar acıtmayacaklardır. b) “İyileşme dışarıdan mı gelir?” Çamaşırhane metaforu aslında insanların çözümü dışarıda aradığını ama asıl iyileşmenin kalplerinde olduğunu, iyileşmenin içeride başladığını ifade ediyor. c) Seçimler ve sonuçlar Kitapta önemli bir alt mesaj var. Her dileğin bir bedeli var. Seçtiğimiz yer yol başka bir yolu yok eder. Yani hayatımızdan keşkeleri silsek bile mükemmeliyeti yakalayamayız. __ d) İyileştirici Kurgu __
Marigold Kalp ÇamaşırhanesiYun Jungeun · Olimpos Yayınları · 2024556 okunma
Bülbül kapanı-2
8/10
·576 syf.··
2025 8. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2025 00:00
Herkese merhaba , Bu gün bülbül kapanı-2 ile geldim karşınıza. Açıkçası yazarın Gökçen serisini de çok severek okumuştum ama inceleme yazmak üşendirmişti beni. Bu sefer öyle olmadı ve üşenmedim. (Bi tebriğinizi alırım artık ) neyse lafı çok uzatmadan kitaba geçelim. 1. Kitaba göre olayların daha hızlı olduğu bir kitaptı. Özellikle son 150-200 sayfa civarında ağzım açık kalarak okduğum çok sahne vardı. Ayrıca karakter gelişimi olarak da bu kitap daha iyiydi. Timur ve Ahunun arasında filizlenen aşk beni gülümsetti Yeri geldi üzüldüm, yeri geldi güldüm, şok oldum falan derken bana bir çok duyguyu yaşattı. sadece bir monotonluk söz konusuydu benim için. sürekli kralşan çağırdı, hadi oraya hadi buraya falan o kısımlar biraz sıkmıştı beni. Ama çok da sorun edilecek boyutta değildi. Bazı yerlerde Gökçene olan göndermeler çok hoştu. Murathan ile konuşmaları gerçekten dostluklarını hissetmemiz falan baya güzeldi. 1. Kitabı okuyanlar bilir biraz sıkılmıştık ama boğacak derecede değil tabiki 1. Den sonra olayları ilaç gibi geldi. Bazı sırlar çözülmeye başladı. Güç dengesi değişti mesela bunlar bizi kitaba bağlayan olaylardı. Şunu belirtmek isterim ki ben “Rs” deyim diyen kitle bu seri size uygun değil. Ama normal dönemde olan herkese tavsiye ederim. Yazarını da çok seviyorum bu arada. Onun dışında Rize de okumamız da hoştu bence bir hava değişikliği iyi oldu. Timur’un biraz daha iç dünyasını görmüş olduk. Hep içine kapanık gizemli biri olunca biz de merak ettik doğal olarak. Çok spoi vermeden bir sahne vardı ahuzar içki içmişti orda Timur’un bir kendine dur diyişi var. Kız kendinde değil falan diye o kadar güldüm ki anlatamam. Ahuzar da iyice sarhoş. o sahnede adam iyi sabrediyor yine falan oldum. Bide yine Timur ahuzar sahnesi var bi tane orayı okuyunca şey diyordunuz. Büyük
Duygu ve Düşünce
Bülbül Kapanı IILoresima · Ephesus Yayınları · 20252,183 okunma
Reklam
Reklam