Ok demirine bakarsın, kan izi göremezsin, okun gövdesine bakarsın bir şey göremezsin. Okun yelesine (tüyüne) bakarsın, orada da bir iz bulamazsın. Böylece okun gezine (ucuna) kan bulaşıp bulaşmadığında şüphe edersin.
“Lâle, tahtının altına yerleştirildiğinde, halkın hayranlığı konusunda rakibesinin gölgesinde kalacak olan prens, üzerinde lâlenin üreticisinin adının yazıldığı canlı renkli bir parşömen kâğıttan yüksek ve duyulabilir bir sesle bir mucizenin gerçekleştiğini, Hollanda’nın Boxtel sayesinde doğayı Siyah bir Lâle vermeye zorladığını ve bu lâlenin bundan böyle ‘Tulipa Nigra Boxtellea’ olarak anılacağını bildirecekti.”
Vatan yer yer düşman tarafından işgal edilmis. İstanbul'da vatanı düşmana satan hainler ve bu hainlerin kışkırttığı isyancılar. Anadolu isyan içinde. Bolu isyanı, Konya isyanı, Yozgat
isyanı ve Anzavur ordusu... Ankara'nın ortasında bir avuç insan, Büyük Millet Meclisi açılmış, isyancıların tüfek sesleri milletvekillerini ürkütüyor. Kendisini koruyacak bir muhafız eri bile olmayan Atatürk iç ve dış düşmanlara karşı vatanı koruma çarelerini arıyor.