İsfahan'ın kubbesinde sükût var,
Pir Sultan’ın yastığa bıraktığı son nefes kadar derin.
Hallac Mansur’un sesi hâlâ semaverlerde tütüyor,
Bir bade gibi yakıcı, bir mehir gibi ağır.
#aliosmanakış
Sonra kabullenmeye çalıştım işte, olur dedim, ayrılık ölüme denk, öldüm saydım, hem ölüm sevgiyi bitiremez, giden de kalanda ben olayım, ona hiç yük olmayayım dedim. Yağmurlarda ıslandım, fırtınalara göğüs gerdim, dünyada eğreti durdum, evimi taşıdım, olmazsa yüreğimi kiraya veririm yine de alışırım dedim, meğer olamamanın pişmanlığını çekmek için doğmuşum, olduramadım. Ali Osman Akış
Bir annem vardı benim bir de tahta kaşıktan yapılma bir bebek. Ucu kaçmış hayatımın bir türlü denk gelmeyen ipi...
Ucu sararmış saç tutamlarım mülteci bir acıyla kıvranıyor omuzlarımdan ve yorgun bir siyaset akıyor dudaklarımın kenarından.
#aliosmanakış #edebiyatnotları #minimalisim #karalamalar