Ne zaman İsmet Özel okusam idrak yolları sancısı çektiğimi hissederim. Sanki ufkumun sınır çizgisine ulaşıp onları daha fazla genişletmek için iteliyormuş gibi. Biraz zorlayıp kimi zaman bıraksam mı dedirtse de içinde ayrı bir haz ve doyurucu bir ilmin olduğunu hissederim. Çünkü yeni ufuklar görebilmenin rahatlık tutkusunu bir kenarda bırakıp her defasında yükselen bir dağı tırmanarak zirvesindeki ufku seyretmenin güzelliğinde tadacağıma inanıyorum. Okumayı sadece hoşuma giden alanlarda yaparsam sosyal bir hobiden ileri gidememekten korkuyorum.
Sayın Özel, tüm evlerin yanıp yalnızca mahallenin ortasındaki evin yanmadığı bir zamanda o yanmayan evin sahibiysek eğer yanmadığımız için sevinecek miyiz, yoksa evimizin yanmayışında evi yananların hissesi bulunduğu bilincinde olacak mıyız onu sorguluyor. İşte bu zamanda yanan bir sürü ev ve dışarda kalmış bir sürü yolcu,hasta,yetimler var. Ne kadarının bilincindeyiz,görüyoruz? Ne kadar yanmayan taraflarımızda onların hissesi olduğunu bilip hakkı hakedene tahsis ediyoruz? Önce yanmayan yanlarımızı tanıyıp bilmekle sorumluyuz ve sonrasına ise hisseleri dağıtmakla. Çünkü bağları tesis eden Allah ve şu an siyasi,sosyal,kültürel,dini sebeplerle bir çok sebepten bu bağların muhatabıyız. Geçmişten günümüze bu bağlara açıklık getiren Özel özellikle islami kimliğimiz ile bunların yorumlamalarını yapıp ,düşünmemiz üzere bir çok soru bırakıyor önümüze. Severek okudum,ancak ilk başta da belirttiğim gibi biraz zorlandım.