Bugün, artık biraz olsun sol jargonu kullanan bir partinin Ordu'dan seçilme ihtimali sıfıra yakındır herhalde. Bundan yaklaşık 38 yıl önce ise Dev-Yol adayı Fikri Sönmez Fatsa'dan belediye başkanı seçildi. Yönetenler başta önemsemeseler de, zamanla gençlerle beraber yaptıkları ile muhafazakar insanların da takdirini toplayıp tüm ülkeye örnek olabileceği görülünce; darbeyi beklemeden tanklarla Fatsa'ya girildi. Terzi fikri hapishanede ona inan gençler sokakta ve yine hapiste ortadan kaldırıldı, insanları öyle korkuttular ki ancak örgütlenmelerine izin verilen cemaatlere yaklaştılar. Bunun sonuçlarını bugünlerde yaşıyoruz bakalım daha ne yaşayacağız. Ayhan Özden de zamanın o gençlerinden biri, yaşananları birinci ağızdan öğrenmek için önemli bir kaynak.
Şu anda kitabın başlarında sayılırım ancak "memo" karakterini çok sevdim. Rahmetli babasının anıları, eşinin "vışş memo" deyişi ve memo'nun cevap olarak sürekli kullandığı "normaldir insandır" demesi her seferinde güldürüyor. Ayrıca karakoldaki dayak sonrası tepkilerine kurban adaş. Oruçoğlu'nun ajitasyona girmeden olayları anlatması ve bölgede örgütlenme çalışmalarını ilk ağızdan duymak hoş. Umarım elimde çok sürünmeden bitiririm.
Öncelikle okunması rahat bir yapıt, yazarın Türkiye'de hiç yaşamadığını bilmek şaşırtıcı bu durumda. 2. Dünya Savaşı, Kırım ve Türkistan konularina ilgili olanlarin ayrıca ilgisini çekebilir. Sanırım bizde daha çok ülkücüler arasında popüler bir yazar ki kendi tarzi da turanci ancak yazdıkları çok insani; iyi ruslar, ermeniler ve yahudiler var. Normalde çok aynı fikirde olamayacağım düşünceler olsa da yaşadıklarini yasayan birisinin başka şekilde dusunmesine imkan yok sanırım. Başka milletlerin menfaatleri için savaşmak ve her sonuçta kaybeden olacak olmak berbat bir durum. Bu kitabı temel alan Kırımlı filminin de başarısız bir uyarlama olduğunu görmüş oldum, her şeye rağmen yine de böyle tarihi filmlerin artması gerek.
Ayrıca kitaptaki en sevdiğim karakter vasilef çavustu; almanlardan kacarken sigarasinı yakamayan arkadaşına, almanlara git onlar sana yeterli ateşi verir demesi hoştu.
Kitabı sitede okuyan sayısı çok az yorum ya da alıntı yapan da olmamış, mesleğim gereği ilk incelemeyi ayrıntılı olmasa da benim yapmam gerek sanırım :-D. Öncelikle her ne kadar kitabın giriş kısmında bulutlari sınıflandırmayi zaten meteorologlarin yaptığını söylese de bilimsel olarak bulut sınıflarını çok güzel açıklamış. Bu sayede gökyüzüne bakınca ya da uçakla giderken bulutlara daha farklı bakabilirsiniz, tabi ki benim gibi ilk buluşmada bir kıza şu bulutun adı ne deyip romantik bir şeyler bekleyen kıza "cumulus congestus" bu deyip özelliklerini siralayinca beklemediğiniz bir tepki ile karşılaşabilirsiniz :-D. Ayrıca hava durumunun nasıl olacağı ile ilgili pratik bilgiler de mevcut; bulutlu bir aksam da gecenin bağıl olarak neden sıcak olacağı gibi. Aklımda kaldığı kadar incelemeye çalıştım daha sonra hatırlar ya da kitabı tekrar okursam ekleme yaparım.
Beyaz Diş' ten önce okumak gerekmiş, bildiğimiz Jack London romanı hatta öyküsü rahat okunuyor sürükleyici. Beklentim daha büyüktü ama dediğim gibi Beyaz Dişi çok daha önce okuyunca böyle oldu sanırım.
Vahşetin ÇağrısıJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202443,2bin okunma