Morga gönderilmem için ölüm raporu verecek olan hekim, bir hemşireye, benim gerçekten ölüp ölmediğimi sordu.
Hemşire,
“Ben hastabakıcının yalancısıyım doktor bey, dedi, hastabakıcı ölü diyor.”
Hekim sinirlendi:
“Ben işimde titiz adamım. Bir ölünün iyice ölüp ölmediğini kesin olarak anlamadan rapor veremem. Çünkü bu zamanda ne dirilere, ne ölülere güven oluyor, öldük diye buraya geliyorlar, biz de sözlerine güvenip “ölmüştür, gömülebilir” diye rapor veriyoruz. Sonra sözlerinde durmayıp ya ölü yıkayıcı yıkarken gıdıklanıyor, ya tabut mezara konurken gerine gerine uyanıp “Aman işe geç kaldım” diye tabuttan fırlıyorlar.”