Kısa sürede biten anlatımı akıcı keşke devamı olsa diyebileceğim bir kitap genellikle altı çizili sözcüklere yer veren akıl hastanesinde geçen diyaloglar hayatı sorgulama üzerine düşünceleri paylaşan kitap. Bana göre Andrey Yefimıç daha çok cümleleri üzerinde etkisi olan biri, Ivan Dmitriç ise rasyonel ve var olan duruma isyan eden birisi. En etkilendiğim kısım ise "-Lanet olası hayat! En acı ve kırıcı olan şey, bu hayatın acılara karşılık olarak mükâfatla sona ermemesi. Operadaki gibi zaferle değil, ölümle son bulacak olması."
Her sonbaharda birbiri üzerine dökülen ağaç yaprakları gibi insanlar da birbirinin peşinden toprağa yatarak yok olurlar.Bu değişmez,umumi bir kanun.Niçin endişe etmeli?Şu dünyada erilen başka ne var? Hayat yalan... Ölüm hakikat...
"Evet, yapacağım bunu . Başladım bile. Öldürmek, Buck Jones'un tabancasını alıp güm diye patlatmak değil ! Hayır.Onu yüreğimde öldüreceğim, artık sevmeyerek..Ve bir gün büsbütün ölecek."