8/10
·743 syf.··
2026 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 20:25
“Mahrem” kısmı, insanın kimseye açamadığı duygularını temsil ederken, “Münzevi” tarafı da bu duygularla baş başa kalma halini güzel yansıtıyor. İnsan kalabalıkların içinde bile ne kadar yalnız. Huzurlu bir yalnızlık hissi veriyor kitap ki zaten bir çoğu bildiğimiz en güzel şiirleri. Çok gürültü yapmadan, insanın içine dokunan kitap. .. Evrenin dilini bilen Süleyman Belkıs'a varmayan tacı neylesin.. .. Hangi yıldızdır bilmem, gözlerin kayar da üzerime Rüveyda önce tuhaf bir deprem yayılır bedenime sonra açılır önümde ıstırab vadileri silik renkleriyle adımlarıma çözülmeye yüz tutan bir mazi mühürlenir hayalin bittiği menfeze doğru alaca bir at koşar içimde zamansız, mekansız nefese doğru. Uslanmaz bir yürek taşıdığıma dair yaygın bir kanaat dolaşır aynalarda oysa Rüveyda baştanbaşa ben kevser akan, gül kokan bir kalbin filiziyim. Kitaplara sürdüğüm kapkara lekelerden bir anlatsam nasıl utandığımı bir doğrulsam eğildiğim yerlerden
Duygu ve Düşünce
Mahrem ve MünzeviNurullah Genç · Timaş Yayınları · 2011458 okunma
Rüveyda
9/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 15:51
Nurullah Genç’in eşsiz mısralarıyla hayat bulan Rüveyda, aslında sadece kâğıt üzerine dökülmüş kelimelerden ibaret değil; insanın en kuytu köşelerinde sakladığı saf, naif ve bir o kadar da büyük özlemin vücut bulmuş halidir. Sayfaları çevirdikçe kendinizi sadece bir aşk hikâyesinin içinde değil, adeta ruhun kendi derinliklerine yaptığı puslu bir yolculukta buluyorsunuz. Şairin Rüveyda'ya yüklediği anlam, bazen ulaşılması imkânsız bir ideal, bazen sığınılacak bir liman, bazen de insanın kendi içindeki bitmek bilmeyen gurbet hissi gibi çarpıyor yüzünüze. Alaca bir atın peşinden zamansız mekânsız koştururken, aslında hepimizin hayatında bir yerlerde bıraktığı o "Rüveyda"yı arıyoruz. Kitabın her dizesinde eski, zarif ama bir o kadar da yakıcı olan geleneksel şiir tadını alırken, günümüz insanının yalnızlığını ve aidiyet arayışını da iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Kelimelerin bu kadar ince elenip sık dokunduğu, imgenin ve duygunun bu denli samimiyetle harmanlandığı eserler nadir bulunur. Okurken bazen bir kanyonun sessizliğinde kayboluyor, bazen de bir nehrin coşkusuna kapılıyorsunuz; ama en sonunda hep aynı huzurlu hüzne, tatlı sızıya dönüyorsunuz. Bu kitap, sadece bir okuma deneyimi değil, bir fincan sıcak çay eşliğinde ruhunuzu dinlendireceğiniz, kendinizle dertleşeceğiniz ve kelimelerin gücüyle yeniden ayağa kalkacağınız bir dost meclisi gibi. Rüveyda, her okunuşta sanki ilk kez söyleniyormuş gibi taze kalan, kalbi olan herkesin bir noktasında kendine rastlayacağı muazzam bir gönül sedasıdır... Herkese iyi okumalar dilerim..
Alıntı
RüveydaNurullah Genç · Timaş Yayınları · 20247bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kara, Beyaz ve Alaca
Puan vermedi·384 syf.··
2026 14. kitabı
Bir anlatı kitabı gibi görünse de, sayfalar ilerledikçe okuru daha geniş bir düşünsel evrene davet eden, “Kara, Beyaz ve Alaca” bütününde çok katmanlı bir metne dönüşüyor. Yazar Akın Yakan, son romanı ile insanın kendisiyle, toplumla ve varlıkla kurduğu ilişkiyi sorgulayan bir düşünce alanı açıyor. Yakan’ın dili, yer yer şiirselliğe yaklaşan bir yoğunluk taşıyor. Betimlemelerdeki karanlık/aydınlık karşıtlığı, kitabın adındaki “kara” ve “beyaz” metaforlarını desteklerken, “alaca” ise bu ikiliklerin arasında sıkışmış insan ruhunu temsil ediyor. Ancak bu güçlü metaforik yapı, bazı bölümlerde okurun metne mesafe koymasına da neden olabiliyor; çünkü anlatım zaman zaman fazlasıyla soyutlaşıyor. Tasavvuf felsefesi, kitabın omurgasını oluşturan en belirgin unsurlardan biri... Yazar, klasik tasavvuf düşüncesindeki “nefs terbiyesi”, “vahdet-i vücut” ve “hakikate ulaşma” kavramlarını modern insanın içsel çatışmalarıyla harmanlıyor. Burada dikkat çeken nokta, tasavvufun didaktik bir öğreti olarak sunulmaması; aksine karakterlerin iç dünyasında yaşanan kırılmalar üzerinden sezdirilmesi. Bu yaklaşım, metni daha sahici kılıyor. Ancak yer yer kavramsal derinlik, okurun ön bilgisine fazla yük bindirebiliyor. Tarihi ve siyasi bağlamda eser, doğrudan bir dönem anlatısı sunmaktan ziyade, Türkiye’nin modernleşme sürecinin birey üzerindeki etkilerini arka planda hissettiriyor. Gelenek ile modernite arasındaki gerilim, karakterlerin seçimlerinde açıkça görülüyor. Bu da kitabı bireysel bir hikâye olmaktan çıkarıp, toplumsal bir okuma metnine dönüştürüyor. Psikolojik temaların ayrıntılarıyla işlendiği metin arası detaylar, özellikle karakter analizlerinde dikkat çekici bir derinlik veriyor. Yakan, insan zihninin parçalı yapısını iyi yakalıyor. Karakterlerin iç monologları, bilinç
1000Kitap
Kara, Beyaz ve AlacaAkın Yakan · Agora Kitaplığı Yayınları · 20266 okunma
Barbaros romanı (?)
9/10
·392 syf.··
2026 22. kitabı
Kitabın genel ilerleyişi ve kurgusu oldukça başarılıydı; olaylar akıcı bir şekilde ilerliyor ve özellikle tarihî unsurların anlatımı dikkat çekici bir derinlik katıyordu. Ancak kitap, Barbaros Hayrettin Paşa romanı olarak sunulmasına rağmen, onun hikâyesi beklediğim kadar merkezde değildi. Ana karakterin geri planda kalması, anlatının odağının daha çok başka bir intikam ve aşk hikâyesine kayması benim için bir eksiklik oldu. Ayrıca Sidi Alaca karakterinin aşk hikâyesi de sürekli yıl atlaması olduğundan bana yeterince geçmedi. Genel olarak bakıldığında, güçlü kurgusu ve akıcı diliyle keyifle okunabilecek bir roman olsa da, karakter odağı konusunda beklentimi tam karşılamadı.
Efsaneİskender Pala · Kapı Yayınları · 202016,5bin okunma
MAVİ TAVŞAN
Puan vermedi·240 syf.··
2026 1. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2026 11:17
Bu kitap, Bosna Savaşı sırasında yaşanan acıları bir anne ve kızın gözünden anlatan çok dokunaklı bir hikâye. Savaşın ortasında kalmış komutan eşi hana ve kız kardeşi ile küçük kızı Azra'nin kurtarılması için görevlendirilen 2 Türk 1 İranlı asker ve daha sonra yaşanılan gerçek acı olaylar bu insanların hayatta kalma mücadelesi, korkuları ve umutları insanın içine işliyor. Bosna’dan İstanbul’a uzanan bu yolculuk, sadece bir kaçış değil; aynı zamanda yeniden hayata tutunma hikâyesi. Duygusal, gerçekçi ve düşündürücü bir kitap. Özellikle gerçek yaşam hikâyelerini sevenlere kesinlikle öneririm. İsmail Alaca
Mavi Tavşanİsmail Alaca · Pars Yayınları · 202419 okunma
Ruhun Dikiş Patlaması
9/10
·96 syf.·
2026 11. kitabı
Nurullah Genç, " Siyah Gözlerine Beni de Götür" derken aslında hepimizin o kimselere söyleyemediği "ah"larını ve "eyvah"larını kendi damarlarından kağıda boşaltıyor. Kitabın iskeleti olan Rüveyda, sadece bir isim değildir bizim için. O, bazen içimizdeki yangını harlayan bir "çöl", bazen de küflü barınaklarda çürümeye yüz tutmuş asırlık çığlıklarımızın tek muhatabıdır. Şair, Rüveyda’ya seslenirken aslında kendi içindeki o "alaca atı" koşturur. Anılarımızı toynaklarıyla ezen bu hırçın at, bizi bizden alıp zamansız ve mekânsız bir nefese doğru sürükler. Genç’in dünyasında gözler, ya bir "infaz meydanı" ya da bir "kurtuluş limanı"dır. Bu dünyaya sığamayan, kabına dar gelen ruhunu o "siyah gözlerin" derinliğine götürmek isterken, aslında hayatın o yorucu ve sahte renklerinden kaçar. İnanır ki, sevgilinin kirpiği bir inse kainat yanacak, o kirpikler buz tutsa aşığın omuzlarına koca bir sis çökecektir. Gözler, bazen bir urgan olur bizi hayata bağlar, bazen de mühürlü bir kapı olup bizi dışarıda, ayazda bırakır. Ama en güzeli de o muazzam pazarlıktır: "Sen gözlerine mahkumsun; gözlerin bana." İşte bu, dünyadaki en adil esarettir. Sözün özü: Eğer sizin de ruhunuzun dikişleri patlamışsa, eğer o "hıçkırıklı umutlar" gönül siperlerinizi doldurmuşsa ve siz hâlâ bir mehtabın bekçiliğini yapıyorsanız, bu kitap, sizin yanıp tutuştuğunuz o saklı resimlerin kare kare özetidir. Biliyoruz ki; at vuruldu, içimiz paramparça... Ama yine de bu siyah gözlerin bizi götüreceği bir yer var. Vesselam.
Kreatif Şiir
Siyah Gözlerine Beni de GötürNurullah Genç · Timaş Yayınları · 20222,939 okunma