Bir gencin başından geçenleri anlatan roman, betimlemeleriyle ünlüdür, örneğin sofa sözcüğünü ilk kez bu kitapta duymuştum ve yazar yaklaşık bi paragraf boyunca ana karakterin evindeki salonu anlatır.
Ana karakterin yılları hastane koridorlarında geçer, doktorlarla dost olur, tedavi için bir akrabasının yanına yerleşir orda Nüzhet adındaki kızlarıyla yakınlaşır aşk yaşarlar.
Kitapla ilgili en çok aklımda kalan ise; doktorla birlikte morgu ziyaret ettikten sonra yedikleri yemekte, "morgdaki insanların etlerini çiğniyor gibi hissediyorum" demesiydi.