Bir genç adam her ne kadar zeki olursa olsun bana kalırsa kendini beğenmişliğe yol açacak olsa bile seçkin bir kimseden övgü almak o genç adam için iyidir, çünkü doğru yolda kalmasını sağlar.
Ben Sherlock Holmes öykülerini ve romanlarını yıllar önce çok çok severek okumuştum, elimde Everest Yayınları’ndan özel basım 3 ciltlik külliyatı da var, ilk cildi hep gözümün önünde bir yerlerde durur, arada açar rastgele bir öykü okurum. G.K Chesterton’ınsa ne kendisinden ne de dedektifi Peder Brown’ından haberim vardı. Brown, polisiye edebiyatta Sherlock Holmes kadar önemli karakterlerden biriymiş anladığım kadarıyla. Yazarı araştırırken k:409914 kitabını, övgü dolu bir yorumdan etkilenip yıllar önce aldığımı hatırladım. İlk fırsatta okuyacağım.
İşte bu kitapta, yöntemleri birbirine taban tabana zıt olan bu iki ayrı dedektif üzerinden (kitabın alt başlığı: Rasyonalite ve İnancın Çatışması) polisiye edebiyatın tahlili yapılıyor. Aslında haber kanalları da bize suçları ve suçluları gösterir ama çoğumuz onlara, polisiye romanlara/filmlere duyduğumuz ilgiyi duymayız. Bunun nedenleri de irdeleniyor. Ben sesli kitap formatında dinleyerek bitirdim ve çok keyif aldım. Türe merakı olanların da aynı keyifle okuyacaklarını düşünüyorum.