Bu kadardı demek? Ortada ne Heathcliff, ne Cathy, ne Romeo ile Juliet vardı, ne de uç uca eklenen ve dünyayı bir yol gibi çepeçevre kuşatan bir aşk. Canımızın istediği yere gidebileceğimizi sanmıştım. Harita ile yerküre, rota ile pusula olabileceğimizi düşünmüştüm. Birbirimizin dünyası olduğumuzu sanmıştım. Sanmıştım ki…
İki âşık değil, aşkın ta kendisiyiz.
Sevgi güvenilmez bir şeyse, sen de bir çocuksan, sevginin doğasının -niteliğinin- güvenilmezlik olduğu sonucuna varıyorsun. Çocuklar suçu ebeveynlerinde aramaya çok daha sonra başlıyorlar. Başlarda, aldığın sevgi zihnine yerleşen sevgi kavramı oluyor.
Koşulsuz sevgi, her ne kadar işler nadiren böyle yürüse de bir çocuğun ana-babasından doğallıkla beklemesi gereken şey. Ben ona sahip olamadım ve son derece asabi, her an tetikte, etrafını kollayan bir çocuk oldum.