“Benden hoşlanıyor,” diye karşılık verdi. “Biliyorum, hoşlanıyor benden. Tabii ben de onu müthiş pohpohluyorum ya. Sonradan pişman olacağımı kesin bildiğim bir sürü şeyi ona söylemekten garip bir zevk alıyorum. Genellikle bana karşı çok tatlı, çok sevimli davranıyor. Stüdyoda oturup bin bir konudan konuşuyoruz. Gelgelelim arada korkunç düşüncesizlikler ediyor, bana acı vermekten gerçek bir kıvanç duyuyor sanki. Harry, o zaman da bana öyle geliyor ki ruhumun tümünü, yakasına takacak bir çiçek yerine koyan birine vermişim; kibrini okşayacak bir süs yerine koyuyor benim ruhumu, bir yaz gününde kullanılıp atılacak bir süs.”