Bayıldım, bayıldım, bayıldım. 88 sayfalık kısacık kitapta çizip bir şeyler karalamadığım sayfa kalmadı neredeyse. Bu kitap özellikle Ferrante'nin romanlarını önceden okumuş olanlar için bambaşka bir deneyim olacaktır.
Uzun zamandır yazma eyleminin kendisiyle, neden ve ne derece sancılı olduğuyla ilgili bu kadar güzel bir kitap okumamıştım. Herhalde kalan ömrümde de okuyamayacağım.
Yine de bir uyarıda bulunmak isterim naçizane. Ferrante herkese hitap eden bir yazar değil, Belalı Aşk'ı okuma grubuyla beraber okumuştuk ve kitabı seven insan sayısı bir elin parmaklarını geçmemişti. Eğer kendisiyle Belalı Aşk'ta, Sen Gittin Gideli'de veya Karanlık Kız'da frekansınız tutmadıysa bu kitapla da vakit kaybetmeyin derim ben. 88 sayfadan ibaret olsa da. Zira kolay bir kitap değil; anlamak için dönüp bazen iki kere değil, dört beş kere baştan okuduğum çok cümle oldu.