İnceleme Değil, İncinme: 8Kitap 8Karakter, Ben Tek
Bölüm 1 - Dünyanın Ortasında Toplananlar Ekvator çizgisinin geçtiği yerde, Ciudad Mitad del Mundo (Dünya'nın Ortası) geceleri bambaşka bir sessizliğe bürünüyordu. Gündüz turistlerin, fotoğrafların ve rehber seslerinin doldurduğu alan, gece olduğunda sanki kendi varlığını geri çekiyor, geriye yalnızca taş ve boşluk kalıyordu. Anıtın önündeki merdivenler bu boşluğun en görünür yeriydi. Bu merdivenlerde oturanlar sıradan insanlar değildi. Her biri farklı bir romanın içinden çıkıp gelmişti ve her biri kendi zamanını geride bırakmıştı. En üst basamakta Meursault bulunuyordu. Yabancı adlı eserin bu karakteri, Albert Camus’un anlattığı dünyadan kopmuş gibi değil, o dünyayı hiçbir zaman tam olarak kabul etmemiş gibi duruyordu. Biraz aşağıda Yeraltı Adamı vardı. Yeraltından Notlar içindeki bu figür, Fyodor Dostoyevski’nin dünyasından çıkmış ama oradan tamamen ayrılmamıştı, hala kendi zihniyle çatışıyordu. C. Aylak Adam içinden gelen bir başka yalnızlıktı. Yusuf Atılgan’ın karakteri dünyaya karşı mesafesini bir tavır gibi taşımıyordu, daha çok doğal bir uzaklık gibi yaşıyordu. Selim Işık ise Tutunamayanlar dünyasının merkezindeki kırılmayı taşıyordu. Oğuz Atay’ın kurduğu o iç ses, burada bir beden haline gelmişti. Alt basamaklarda Raif Efendi ve Kemal vardı. Biri Kürk Mantolu Madonna içinde sessiz bir aşkın taşıyıcısıydı, diğeri Masumiyet Müzesi içinde hatırayı nesneye dönüştüren bir hafızaydı. Daha aşağıda Raskolnikov ve Ömer yer alıyordu. Suç ve Ceza ve İçimizdeki Şeytan üzerinden gelen bu iki karakter, düşünce ile eylem arasındaki gerilimi temsil ediyordu. Merdivenlerin orta kısmında Ravi, gölgede Hiç ve en alt basamakta Münzevi vardı. Ben ise merdivenlerin başlangıcında, bu yapının hem dışında hem içinde duruyordum. Bu düzen, aslında bir karşılaşmadan çok bir
YIL 2015 Okuduğum kitaplar ve Fiyatları (KAyıtlarımda çıktı)
Güven Bana + Jeff Abbott 16 TL Aşkın 200'ü - Talha Bora Öge 9 TL Mevlana Celaleddin Rumi - Sufinin Yolu 8 TL Yaralı + Kahraman Tazeoğlu 16 TL Osmanlı'dan Hikayeler - Cuma Vural 7 TL Sünnete Bağlılık - Aynur Uraler 9 TL Olasılıksız + Adam Fawer 14 TL Şeytan Oyunu + Michael Ridpath 11 TL Kıyısızlar - Kahraman Tazeoğlu 10 TL Kendini Arayan Adam - Halit Ertuğrul 5 TL Aşkın Celladı ve Diğer Psikoterapi Öyküleri - Irvin D. Yalom 15 TL Minyeli Abdullah + Hekimoğlu İsmail 10 TL Fütuhât-ı Mekkiyye - Muhyiddin Arabi 26 TL 1 Ayet 1 Hadis 1 Hikaye + Nazli Hilal Kizilkaya 12 TL Küfür Sözler Bid'at Ve Hurafeler - Abdullah Osmanoğlu 7 TL Bir Gencin Dramı - Lev Nikolayeviç Tolstoy 7 TL Öğretmenin Not Defteri 1 + Vehbi Vakkasoğlu 6 TL Jim Dornan, John C. Maxwell + Başarı İçin Stratejiler 15 TL %100 Başarı - İsmail Tunçdoğan, Ofelya Cabra 17 TL Tarihi Değiştiren Kadınlar - Ali Cimen 15 TL İki Şehrin Hikayesi - Charles Dickens 20 TL Şahitler Kulübü - Tami Hoag 12 TL Sezgiler - Hülya Yakut Üstündağ 5 TL Gaib Romans - Ümit Kıvanç 22 TL İletişim Çatışmaları ve Empati - Ustun Dokmen 19 TL
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
MART'TA 30 GÜNE 30 KİTAP
1. Pahalı Dersler - Anton Çehov ✨️ 2. Yalnız Sıkıcı İnsanlar Kahvaltıda Parıldar - Oscar Wilde ✨️ 3. Yalın Tutku- Anne Ernaux ✨️ 4. Ara Olaylar - Roland Barthes ✨️ 5. Bir Aşka Vuran Güneş - Oktay Rıfat ✨️ 6. Mösyö İbrahim ve Kuran'ın Çiçekleri - Eric Emmanuel Schmitt✨️ 7. Bayan Ming'in Hiç Olmayan 10 Çocuğu - Eric Emmanuel Schmitt ✨️ 8. Bir İntihar Çok Ölüm - Esra Kahya ✨️ 9. Sevmek Diye Bir Şey - Tarık Dursun K. 10. Odessa - Izak Babel 11. Yürekte Bukağı - Tomris Uyar 12. Nostalji - Barbara Cassin 13. Dehşetler ve Uzmanlar - Adam Phillips 14. Burukluk - Emil Michel Cioran 15. Hisli Kirpi - İlhami Algör 16. Bilgenin Sarsılmazlığı - Seneca 17. Godot'yu Beklerken - Beckett 18. Bekleyecek Vaktim Kalmadı Artık - Jean Lou Fournier 19. Aramızdaki En Kısa Mesafe - Barış Bıçakçı 20. Waldemar Hansen'in Ani Ölümü - C.M. Dominguez 21. Angel Dayı - Panait İstrati 22. Kum Kitabı - Borges 23. Postmortem - Albert Caraco 24. Ah'lar Ağacı - Didem Madak 25. Maksat Samimiyet - Oscar Wilde 26. Gözyaşları ve Azizler - Cioran 27. Geç Gelen Ağıtlar - Oruç Aruoba 28. Euraka - Edgar Allen Poe 29. Kıskançlık - Marcel Proust 30. Bir Kadın Düşmanından Öyküler- Patricia Highsmith
1000Kitap
Murat Soner Haklı mı? (Cem Yılmaz Eleştirisinin Eleştirisi :D)
Medya, Şiddet ve Algı: Gerçeklik mi, Yoksa Kurgulanmış bir Yansıma mı? Dün (16 Ocak 2026), Murat Soner’in Cem Yılmaz’ı eleştirdiği videosunu[^1] izledim. Videonun ana konusu, şiddet olaylarının (kadın cinayetleri, tecavüz vb.) dizi ve filmlerin etkisi nedeniyle gerçekleşip gerçekleşmediğiydi. Cem Yılmaz’ın tam açıklaması verilmemiş olsa da düşündüğü şey; toplumda zaten bir kırılma olduğu ve dizi ile filmlerin sadece bunun bir yansıması olduğuydu. Mizah olarak kurduğu “Dizilerden öğreniyorlar(!)…” cümlesi, videonun ana itiraz noktasını oluşturuyordu. Murat Soner de “Hayır, dizi ve filmler doğrudan toplumu etkiliyor” iddiasıyla kanıtlarını sunuyordu. Bu tartışma, benim de gece gece şüpheye düşmeme sebebiyet verdi ve hemen araştırmaya başladım. Propaganda, Alışkanlıklar ve "Diş Macunu" Bilimi Şimdi önümüzde bir problem var. Medya dediğimiz araçlarla propaganda yapıldığını yıllardır zaten biliyoruz. Charles Duhigg’in Alışkanlıkların Gücü kitabında[^2], reklamların nasıl bir bilim hâline gelerek insanların alışkanlıklarında değişiklik yaptığına dair çarpıcı bulgular yer alıyor. Bunlardan benim en çok dikkatimi çeken [diş macunu][^3] pazarlaması oldu. Kitabın bir bölümünde reklamcı Claude C. Hopkins'in Pepsodent diş macununu pazarlama başarısı ele alınıyor. Hopkins, dişlerdeki "film" (plak tabakası) hissini bir tetikleyici olarak kullanıp, macuna nane ve köpürtücü maddeler ekleterek ferahlatıcı bir "temiz diş" ödülü yaratmış; normalde macunlarda böyle bir şey yokmuş. Bu his olmadığı için insanlar fırçalamayı bırakıyorlarmış. Hopkins'in Pepsodent reklam kampanyasının ülke çapında yayınlanmasından on yıl sonra, Amerikalıların [%65'inden fazlasının][^4] ilaç dolabında bir tüp Pepsodent bulunmuş. Peki bunları neden yazdım? Çünkü eğer bir reklam, bir toplumun hijyen
Dizi/Film
Albert C.
“Acı, insana ait en sahici duygudur. Çünkü mutluluk çoğu zaman bir ihtimaldir ama acı hep gerçektir.”
Alıntı
Bilim
"Kuantum dolanıklığı, iki veya daha fazla parçacığın birbirleriyle bağlantılı hale gelmesi durumudur" Kara madde ile kara enerjinin birbirine oranları aynı zamanda evrenin gelecekteki tarihi hakkında da bilgi vermektedir.Eğer kara enerji baskın olursa evren büyük parçalanma ile son bulacak,eğer kara madde daha yüksek oranda çıkarsa evren kendi içine çökecek,son olarak bunların oranı birbirlerini dengeleyecek şekilde çıkarsa evren düz evren olan bir süreçte, genişlemeye devam edecektir. ((Cern ve büyük patlama//Kerem cankoçak)) Kuantum fiziğinde nedensellik çalışmaz. Her olayın belli bir nedeni yoktur. Olurlar sadece. Bizim kafamızdaki nedensellik kavramı çok eskiden kalan bir şartlanmadır. Aristoteles her şeyin bir ilk nedeni olması gerektiğini söylüyordu. Neden öyle olsun ki ? Fizikteki yasalar bile aslında bir simetri Kırınımı sonucu ortaya çıkarlar. Çünkü tamamen simetrik evrende hiçbir şey meydana gelmez. Aslında fizikte hiçlik de yoktur, hep bir varoluş vardır. Bu varoluş sırasında ne olacağı tamamen rastlantısaldır.. ((Cern ve büyük patlama//Kerem cankoçak)) Kütle,bir enerji biçimidir.Daha ağır kütleli parçacıklar elde etmek için,düşük kütleli parçacıklar çok büyük kinetik enerji kazandı rılacak,hızlandırıcı üzerinde bulunan dedektörlerin içlerinde çarpıştırılır.Bir parça çığın momentumu,dalga boyu ile ters orantı lıdır.Parçacık hızlandırıcıları,bir parçacığın momentumunu arttırmak,dalga boyunu azaltmak için kullanılır.Dalga boyu ne kadar küçük olursa,hedef hakkında o kadar çok bilgi edinilebilir.Hızlandıcıda,çarpıştırılan parçacıklar kazandıkları kinetik enerji ile yeni parçacıklar oluştururlar.Bu sayede ağır kararsız parçacık yaratılabilir ve özellikleri incelenebilir,parçacık bozunum ürünleri incelenerek bunlardan parçacıkların