VOLKAN ERKAN - ZİHNİNİ YENİDEN YAPILANDIR
Merhaba arkadaşlar
Mayıs ayının bir diğer kitabı ile karşınızdayım.
Yazarımız Sevgili @voolkanerkan ile tanıştığım kitap.
Birkaç alıntı ile giriş yapmak istiyorum..
‘’Eylemlerimiz düşünce ve duygularımızın yansımasıdır.’’
‘’Kibir sadece zihin ürünüdür. O bilinçsiz halde olan insana bulaşmış en büyük beladır.’’
‘’Geçmişi ya da sorunları konuşmanın kimseye bir faydası yoktur, fayda sağlayacak tek şey geçmişten ders alıp onunla bağları koparıp yola devam etmektir.’’
‘’İnsan bu hayatta önce kendi ruhunu kazanmalıdır.’’
Eser 224 sayfadan oluşuyor. Gerçekten çok akıcı bir dil sayesinde sizi içine çekecek.
Kendinize bir şeyler katmak istiyorsanız bu kitap tam size göre.
Kişisel gelişim kitapları beni biraz sıkıyordu, ama bu eserde asla öyle olmadı sürekli diğer sayfada ne olacak düşüncesiyle okudum.
Yazar sanki beni bana anlatmış, o kadar ben’di ki..
Eserde önemli isimlerin söylediği sözlerden alıntılar var. ( Mevlana, Geylani, Victor Hugo, Albert Einstein.. gibi )Nerdeyse bütün kitabın altını çizdim..Buda kitabı daha can alıcı hale getirmiş. Her sayfasında kendinizi bulacaksınız.
Yorumumu okuduğunuz için teşekkür ederim
Yazarımıza bu güzel eserinden dolayı teşekkür eder, herkese şiddetle tavsiye ederim
- #ruhumunaynasıileokuyoruz #zihniniyenidenyapılandır
Merhaba arkadaşlar sizlere güzel bir kitap yorumuyla geldim.
.
.
1879 yılının 14 Mart sabahında Almanya'nın Ulm kentinde,sıradan bir ailede dünyaya gelmiştir.
Albert Einstein, evreni anlama biçimimizi kökünden değiştiren teorik fizikçidir.
Einstein,kuantum mekaniğine de önemli katkılarda bulundu. LÖzel görelilikten kaynaklanan kütle-enerji denkliği formülü E = mc2, “dünyanın en ünlü denklemi” olarak adlandırıldı.
Teorik fiziğe yaptığı hizmetlerden ve özellikle fotoelektrik etki yasasını keşfetmesinden dolayı 1921'de Nobel Fizik Ödülü'nü aldı.
Albert Einstein’ın bilime yaptığı en önemli katkı ve en büyük buluşu Görelilik (İzafiyet) Teorisi'dir.
Albert Einstein, Mustafa Kemal Atatürk'e olan hayranlığını"Dünyanın en büyük liderine sahipsiniz" sözleriyle ifade etmiştir.
️Bu tür kitaplar bu denli önemli kişileri daha iyi tanımamızı sağlıyor ben çok sevdim bu seti.
Albert EinsteinElif Eda Özdamla · EZR Yayıncılık, İstanbul · 201935 okunma
jack london tarafından 1912'de gazetede tefrika edilerek yayınlanan ve sonra kitap haline getirilen kıyamet sonrası edebiyatı türü eser. 1912 yazılan bir kitabın 100-150 yıl sonrasına isabetli tahminler yapması ise bir o kadar şaşırtıcı geldi bana. notları ile birlikte 68 sayfalık kısacık bir kitap, bir günde bile bitirebilirsiniz. korona zamanı nasıl yüzlerce inceleme girilmemiş anlam veremedim.
Spoiler!!!
Kitaptaki salgın, korona ile bazı açılardan paralel ilerlese de çok daha ölümcül bir boyuta ulaşıyor ve insanlığın büyük kısmını yok ederek dünyada yalnızca bir avuç insan bırakıyor. Bu yönüyle sadece bir hastalık hikâyesi değil, medeniyetin ne kadar kırılgan olduğunu gösteren bir anlatı aslında.
Okurken aklıma sık sık Albert Einstein’ın “4. Dünya Savaşı taş ve sopalarla yapılacak” sözü geldi. Einstein bunu nükleer savaş üzerinden kurgularken, London aynı sonuca bir salgın üzerinden ulaşıyor. Sebep farklı ama sonuç aynı: İnsanlığın bir anda bilimden, teknolojiden ve sosyal düzeninden koparak ilkel bir yaşama geri dönmesi. Bugün tüm teknoloji yok olsa, gerçekten kaçımız sıfırdan bir şey inşa edebiliriz?
Küçük çaplı bir kıyamet sonrası dünyada sınıf farklarının ortadan kalkması da dikkat çekici. İnsanlar artık geçmiş statülerine göre değil, hayatta kalma becerilerine göre değer görüyor. Granser’ın, salgın öncesinde zengin ve kültürlü olan bir kadının sonrasında kaba bir şoförle birlikte olmasını kabullenememesi de bu kırılmanın güzel bir örneği. Ama öte yandan gerçeklik de ortada: Eğer bir gün doğada hayatta kalmak zorunda kalsam, yanımda bir edebiyat profesöründen çok iri yarı bir avcı isterim.
Bir diğer dikkat çekici nokta ise Granser’ın kültürlü biri olmasına rağmen torunlarının neredeyse tamamen bilgisiz kalmış olması. İlk bakışta “neden onları eğitmedi?”
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,7bin okunma
Albert Einstein tarafından 1916 yılında kaleme alınan "İzafiyet Teorisi: Özel ve Genel Kuram" (Über die spezielle und die allgemeine Relativitätstheorie), karmaşık fiziksel kavramları matematikçi olmayan okurların da anlayabileceği bir düzeyde açıklamak amacıyla yazılmıştır.
Kitap genel olarak üç ana bölüme ayrılır:
Özel Görelilik,
Genel GörelilikBütün Olarak Evren Üzerine Düşünceler
1. Bölüm: Özel Görelilik Kuramı (The Special Theory of Relativity)
Bu bölüm, Newton fiziğinin mutlak zaman ve mutlak mekan kavramlarını yıkarak yerine gözlemciye bağlı bir evren modeli koyar.
* Geometrik Temeller ve Hareket: Einstein, klasik mekanikteki "hareket" kavramını sorgular. Bir trenin içindeki gözlemciye göre duran bir nesne, dışarıdaki bir gözlemciye göre hareket halindedir. Buradan hareketle, tüm hareketlerin bir referans sistemine göre tanımlandığı sonucuna varır.
* Işık Hızının Mutlaklığı: Teorisinin en radikal adımıdır. Işığın boşluktaki hızı (c), gözlemcinin veya ışık kaynağının hareketinden bağımsız olarak her zaman sabittir (yaklaşık 300.000 km/s). Bu durum, klasik hız toplama yasasını (koşan bir trenden atılan taşın hızı gibi) altüst eder.
* Eşzamanlılığın Göreliliği: İki olayın aynı anda gerçekleşmesi, gözlemcinin hareketine bağlıdır. Bir gözlemci için aynı anda olan iki şimşek çakması, hareket halindeki bir diğeri için farklı zamanlarda gerçekleşebilir.
* Zaman Genişlemesi ve Boy Kısalması: Işık hızının sabit kalabilmesi için zamanın ve mekanın esnemesi gerekir. Hız arttıkça zaman daha yavaş akar ve hareket doğrultusundaki uzunluklar kısalır.
* Kütle ve Enerji Eşdeğerliği (E = mc^2): Özel göreliliğin en meşhur sonucudur. Enerji ve kütle, aynı madalyonun iki yüzüdür. Küçük bir kütle, muazzam bir enerji potansiyeli taşır.
2.
Dan Brown’ın karakteristik anlatım gücünü bir kez daha hissettirdiği; gizem, tarih ve bilimin iç içe geçtiği, okuru hikayenin içine çekerken aynı zamanda düşünsel bir yolculuğa da davet ettiği bir roman.
Yazarın kitaba esrarengiz bir cinayetle başlaması daha ilk sayfalarda merak duygusunu tetikliyor. Olayların geçtiği Prag şehrinin tarihi dokularına ayrıntılı değinilmesi sizi okurken oraya götürüyor ve gerçekte de gidip görme arzusuna kapılıyorsunuz.
Kitapta geçen bilimsel makale başlıkları, Albert Einstein, Leonardo Davinci gibi herkes tarafından bilinen kişilerin konuyla ilgili sözlerine yer vermesi okurken dikkatinizin artmasını sağlıyor.
Geçişler o kadar profesyonel ki bir bakıyorsunuz geçmişte Langdon’ın dersindesiniz veya andasınız. Her şeyin bir açıklaması mevcut. Hiçbir ayrıntı atlanmamış. Kafanızda soru işareti kalmıyor. Bu da benim bir kitapta en çok beğendiğim özellik.
Aynı olayın farklı karakterlerin gözünden tekrar tekrar ele alınması da sizin olaylar arasında bütünlük ve neden sonuç ilişkisini kurmanızı sağlıyor.
Sonuç olarak size hem zihinsel hem de duygusal olarak meşgul eden, kitap bittiğinde bile etkisini uzun süre hissedeceğiniz bir eser. Keyifle okuyacağınıza eminim..