"Halbuki ben senin ona âşık olduğunu sandım, Beth. Bu yuzden gittim uzaklara,” diye haykırdı Jo, nihayet tüm gerçeği söyleyebilmiş olmanın mutluluğuyla.
Jo acısına rağmen gülümsedi ve usulca ekledi: "Yani sen Laurie'ye âşık değil miydin canım? Ben öyle olmasından korkmuştum ve zavallı yureğinin bütün bu süre boyunca aşk acısı çektiğini düşündüm."
Beth: “Jo, o seni bu kadar severken nasıl yaparım böyle bir şey? Onu seviyorum ancak benim için bir ağabeyden ötesi olamaz.”
"Ah Jo, gerçekten yapamaz mısın?"
"Teddy, canım, keşke yapabilseydim!"
Tek diyebileceği buydu. Kısa bir duraksamadan sonra Laurie kendini toparlayarak, "Sorun yok, aldırma," dedi ve başka bir şey söylemeden çıkıp gitti.
Jo o geri dönüp bakarsa el sallayabilmek için ardından bir süre daha baktı. O an genç adam gerçekten de arkasına dönüp baktı,geri geldi, kollarını açıp merdivenin üst basamağında duran Jo'ya sarıldı…