Puan vermedi·248 syf.··
2026 117. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 08:57
Bir tiyatro sahnesi her zaman yaşamın kendisidir. Hayatın içinde insanın aldığı nefesin anatomisini yansıtır. Bir gün sakin yaşam süren kasabasının tam ortasına bir heykel vurur dalgaların arasından, tüm hikaye de bundan sonra başlar. Sükunet içinde sürdürülebilir bir yaşamın aksiyon dolu zamanları kasaba sakinleri arasındaki o görünmez bağı da sorgulatır. Tüm bu olaylar içinde absürt bir olay daha vuku bulur. Polis bir ölüm vakası araştırır. Aslında ölen insanlığın insanla olan ilişkisidir....
1000Kitap
Sen Ben Lenin: Bir Hikaye, İki Senaryo, Bir FilmBarış Bıçakçı · İthaki Yayınları · 202240 okunma
7/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 22:58
Bir okuyucu olarak bu kitapta beni çeken şey, büyük cümlelerin arkasındaki sadelik oldu. Hacı Bektaş Veli’nin öğretisi insana yüksekten bakmıyor; aksine insanı kendi içinden yakalıyor. Okurken şunu hissettim: Tasavvufun özü hep,uzaklarda aranacak bir sır değil; insanın kendi içindeki dağınıklığı toparlayabilmesi, merhameti zayıflık sanmaması, adaleti öfkeyle karıştırmaması ve en önemlisi kendi içindeki zalimi fark edebilmesidir. Mevlânâ’da aşkın, İbn-i Sînâ’da aklın, Hacı Bektaş Veli’de ise insan olma ahlakının başka bir hâlini görüyorum. Her âlim, insanın başka bir kapısını aralıyor. Kimi kalbe sesleniyor, kimi akla, kimi vicdana… Bu yüzden böyle metinleri okumak benim için sadece bilgi edinmek değil; farklı zamanlarda yaşamış büyük zihinlerin dünyaya baktığı yerden bir anlığına bakabilmek gibi. Her âlimin görüşüne sahip olmaya çalışmak, onların hakikat arayışındaki inceliği anlamaya yaklaşmak bence bir çeşit sihir. Çünkü insan okudukça yalnızca yazılanı değil, kendi içindeki karşılığını da görmeye başlıyor. Hacı Bektaş Veli’nin bu kitabı da bende tam olarak böyle bir yerde durdu: Sade görünen ama insanın iç disiplinine ve vicdan terazisine dokunan derin bir hatırlatma olarak.
Alıntı
Hacı Bektaş Veli - Kuvvetini Mazluma Değil Zalime KullanMesud Topal · Destek Yayınları · 202590 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hevesi Kirpiğinde
Puan vermedi·112 syf.··
2026 10. kitabı
Bin yıllardır bu topraklarda o veya bu şekilde birçok insanın hevesinin mekanı kursaktı.. Öyle bir tutmuştu ki yerini yutkunamadı kimse.. Darbeler, katliamlar, Sivaslar, Ankara Garı, Gezi ve daha niceleri.. Polat özlüoğlu her kitabında bunları anlattı. Çünkü Murathan Mungan 'ın dediği gibi bu ülke unutanların ülkesiydi. Elbette kan davası değil amaç ama araya giren kan hatırlatılmalı ve yaşanan acıların bıraktığı izlerin silinmediği bilinmeliydi. Polat Özlüoğlu her öykü kitabı ülkenin çok da uzak olmayan geçmişine sizi en can alıcı yerden götürüyor. En zayıf, en çaresiz olandan başlıyor anlatmaya.. Çocuklardan.. Bir çocuk ağlarsa dünya yıkılmalı deniyor ya.. Yıkılmıyor efendim.. Geriye öyküde can bulan yarım kalmış bir çocuk gülüşü kalıyor. Hevesi Kirpiğinde.. Bir çocuğun kirpiğine asılı kalan bir katrenin içindeki kocaman bir dünyayı anlatıyor. Toplumda ötekileştiren varlığı reddedilen insan hikayeleri.. Sezen Aksu Erdal Eren'in resimini görünce "son bakış" şarkısını yazmış ya.. Polat Özlüoğlu da son bakıştaki kursaktan çıkıp kirpikten dökülen nice hevese ses olmuş. Dili çok etkileyici. Özellikle bir öyküde günüm sadece dedesinin elinden tutup mezarlığa giden çocuğu düşünerek geçti. Gidip kurtarmak istedim.. Sarılmak istedim. Yaralarını sarmak istedim. Gidenlerin geride bıraktıklarına söyleyemediklerinin arzuhalcisi bir kalem.. Yürek işçisi yani.. Okuyacak olana keyifli okumalar
Hevesi KirpiğindePolat Özlüoğlu · İthaki Yayınları · 202685 okunma
Puan vermedi·32 syf.··
2026 76. kitabı
ATSIZ Her Çağın Masalı: Bozdoğan'la Sarı Yılan . @ötükençocuk tarafından çocuklara çol güçlü bir okuma . Çizgi roman tarzında bir anlatım ile düşünmelerini sağlayan bu hikayenin gerçekleri sert! Kültürümüzün yegane kavramlarına değinen hikayede, yürekli olmanın asaleti, sözümüzün eri olmanın temsili ve saman altından su yürütenlerin değersizliği anlatılıyor. Bozdoğan bunu ne güzel ifade etmiş: " Yerde sürünmeye alışıksın. Düşmanlarını gizlice zehirlersin. Kuvvetlilerle çarpışmak İçin yüreğin yoktur. Menfaat için kıpırdarsın. Şeref için savaşmanın ne olduğunu bilmezsin. " Ve son sözü her daim akıllarda: " Sürünerek çıkmak yükselmek demek değildir. Sen yukarılara doğru çıksan bile yine alçaksın. Ben aşağıya düşerken bile yükseğim. Sen yılan gibi yükseldin. Ben Doğan gibi düşüyorum. " Çocuklara ahlaki değerlerin zor fakat asıl önemli şey olduğunu, menfaat uğruna kendilerini değersizleştirmemelerini anlatan #atsız Selçuk Ören çizimleriyle görsel bir şölene dönüşmüş. Hepimize çok şey katacak #herçağınmasalı:bozdoğanlasarıyılan tavsiyemdir miniklere. Keyifle.
Bozdoğan'la Sarı YılanHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Çocuk Yayınları · 202521 okunma
"Bir Köy Hekimi" ve Kafkaesk Kavramı
10/10
·88 syf.··
2026 85. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 21:48
Bir Köy Hekimi'ni elinize aldığınızda topu topu 88 sayfalık, belki iki saatinizi alacak bir metinle karşılaşırsınız. Ancak o iki saat, kafanızın içinde çok daha uzun sürer . Kitap bitince sanki karmakarışık bir rüya görmüş gibi uyanırsınız; ne tam uyandınız ne de rüyanın içindesinizdir. Kafka'yı anlamak için bir felsefe altyapısı şart değildir; ama bu tür metinlere alışkın olmak, en azından onlarla barışık olmak gerekir. Çünkü Kafka size bir hikâye anlatmaz, bir his dayatır. O his de şudur: Bir yere ulaşmaya çalışıyorsunuz, çabalıyorsunuz, ama bir türlü ulaşamıyorsunuz; üstelik neden ulaşamadığınızı, sizi neyin engellediğini de tam olarak anlayamıyorsunuz. Kafka'yı konuşurken Albert Camus'yu es geçmek mümkün değildir. Her ikisi de varoluşun temel çelişkisiyle yüzleşir: İnsan anlam arar, evren anlam vermez. Ama bu noktada iki yazar birbirinden ayrılır. Kafkaesk Nedir? Kafka'nın bu tarzı o kadar özgün ve sarsıcıdır ki edebiyat dünyası bu kâbus mantığını, çaresizliği ve labirent benzeri çıkmazları tanımlamak için onun adından bir kavram türetilmiştir: Kafkaesk (Kafkaesque). Bir durumun Kafkaesk sayılabilmesi için sadece karanlık olması yetmez. Bireyin, kurallarını asla öğrenemediği devasa bir sistemin (hukuk, devlet, bürokrasi) içinde mantıksızca sıkışması; suçunu bilmeden derin bir suçluluk duygusu yaşaması ve kurtulmak için çabaladıkça daha da derine batması gerekir. Tıpkı bir rüyanın içindeyken o mantıksızlığın bize son derece normal gelmesi gibi, Kafkaesk dünyada da tüm absürtlükler hayatın olağan akışıymış gibi yaşanır. Alegorik Yazın ve Kafka'nın Çok Katmanlı Dünyası Edebiyatta bu tarz metinlere alegorik ya da parabolik yazın denir. Yazarın yüzeyde anlattığı şey, aslında asıl anlattığı şey değildir. Yüzeyde basit, hatta bazen absürt
Bir Köy HekimiFranz Kafka · Altıkırkbeş Basın Yayın · 20184,464 okunma
Puan vermedi·404 syf.··
2026 12. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 00:53
Doğu'daki son Cenevizlilerden, antika tüccarı Baldassare Embriaco, 1665 yılı sonlarında, soyunun yüzyıllardır yaşadığı Lübnan'dan yollara düşer. Ertesi yıl, İncil'e göre "Canavar'ın Yilı"dır. Kimlerine göre düpedüz Mahşer: Kan, ateş, yıkım ve her şeyin sonu... Zamanın sonu! Dünyayı ve Baldassare yi kurtarabilecek tek şeyse, Yüzüncü Ad'dır. Kimselerin görmediği bir yazma kitap ve bu kitapta açılandığı söylenen bir ad: Allah'in, Kuran'da anılan doksan dokuz adının, sıradan ölümlülere bildirilmemiş olan yüzüncüsü... Tanri'nın gizli ve yüce adı... Yüzüncü Ad'ın peşinden önce Istanbul'a uğrar Baldassare' nin yolu; oradan Izmir'e, Sakız'a, Cenova'ya, Amsterdam'a, sonra da Londra'ya. Konya'da vebanın kıyımına, Izmir'de Sabetay Sevi'nin şaşırtıcı başkaldırısına, İngiltere de büyük Londra yangınına tanık olur. Korku, şaşkınlık, düşkırıklığı, umut ve aldanma, menzil taşlarıdır bu uzun yolun. Bir de en beklenmedik anda yolcunun karşısına dikiliveren aşk. Sevincin, mutluluğun tek kaynağı aşk!..
Yüzüncü AdAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20188,2bin okunma