Sadece bir polisiye değil hayat dersi - Çekiç ve Gül
10/10
·332 syf.··
2024 123. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Kasım 2024 23:53
Emrah Serbes ile bir Ankara Polisiyesi okudum. Behzat Ç., Harun, Hayalet ve Akbaba… Sanki Türkiye gündeminden düşmeyen konuları halkın günlük sıkıntıları ile harmanlamış ve bizlere anlatmış değerli yazarımız. Çekiç ve Gül içerisinde 14 öykünün bulunduğu bir eser. Ana karakterler değişmiyor sadece konular ve işlenen olaylar değişiyor. Cinayet Büro Amirliği’nde başkomiser, hayata karşı işlenen suçlar uzmanı Behzat Ç. bir 216 yakıyor ve meslek hayatında tanık olduğu gasp, yaralama, cinayet, haksızlık, açlık, aşağılanma elbette hepsinin ana kaynağı cehaleti tüm çıplaklığı ile gözler önüne seriyor. Hangimiz kendimizi istemediğimiz bir durumun ortasında bulmadık ki? Kimimiz aldatıldık, kimimiz kendine hakim olamadı cinnet geçirdi ve Savcıların karşısında hesap verdi. Ya suçluluk duygusu? Cinayet Büronun görünüşte sert ve aykırı ama yüreği “Gaspi’nin Ölümü” hikayesinde olduğu gibi sevgiyle dolan ama sevgisini göstermesini pek beceremeyen Behzat Dayı tıpkı dizide olduğu gibi kitapta da beni benden aldı. Siyah Cam, Çekiç ve Gül, İtibar gibi birbirinden harika bu polisiye öyküleri okurken zaman zaman tebessüm edecek zaman zaman da “ulan ben olsam bu kadar sabırlı olamazdım” diyeceksiniz. Gazinoda çalışan Yeliz ile Behzat Amirim’in diyaloglarına da hasta kaldım. “Sen de beni seviyor musun? -Bir süre kavga çıkarmamayı başarabilir misin?” Harun’un anlattığı Temel ve Dursun fıkrasını da çok sevdim. Sayfa 216’da kitabı alan 1000K okurları eminim çok güleceklerdir. Kitabın çok akıcı olduğunu özel olarak belirtmek isterim. Muhtemelen, müsaitseniz 2 günde rahat biter. Bu kitabı alacaklara son sözüm insanların başına her şey gelir. Kimseyi ne yargılayın ne yadırgayın. Emrah abi ile İzmir Kitap Fuarında tanıştım birkaç gün evvel, güler yüzlü, nazik, okur ile diyalogdan kaçınmayan haza
Edebiyat
Çekiç ve GülEmrah Serbes · İletişim Yayıncılık · 20221,319 okunma
Sadece bir polisiye değil hayat dersi - Çekiç ve Gül
10/10
·332 syf.··
2024 123. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Kasım 2024 23:53
Emrah Serbes ile bir Ankara Polisiyesi okudum. Behzat Ç., Harun, Hayalet ve Akbaba… Sanki Türkiye gündeminden düşmeyen konuları halkın günlük sıkıntıları ile harmanlamış ve bizlere anlatmış değerli yazarımız. Çekiç ve Gül içerisinde 14 öykünün bulunduğu bir eser. Ana karakterler değişmiyor sadece konular ve işlenen olaylar değişiyor. Cinayet Büro Amirliği’nde başkomiser, hayata karşı işlenen suçlar uzmanı Behzat Ç. bir 216 yakıyor ve meslek hayatında tanık olduğu gasp, yaralama, cinayet, haksızlık, açlık, aşağılanma elbette hepsinin ana kaynağı cehaleti tüm çıplaklığı ile gözler önüne seriyor. Hangimiz kendimizi istemediğimiz bir durumun ortasında bulmadık ki? Kimimiz aldatıldık, kimimiz kendine hakim olamadı cinnet geçirdi ve Savcıların karşısında hesap verdi. Ya suçluluk duygusu? Cinayet Büronun görünüşte sert ve aykırı ama yüreği “Gaspi’nin Ölümü” hikayesinde olduğu gibi sevgiyle dolan ama sevgisini göstermesini pek beceremeyen Behzat Dayı tıpkı dizide olduğu gibi kitapta da beni benden aldı. Siyah Cam, Çekiç ve Gül, İtibar gibi birbirinden harika bu polisiye öyküleri okurken zaman zaman tebessüm edecek zaman zaman da “ulan ben olsam bu kadar sabırlı olamazdım” diyeceksiniz. Gazinoda çalışan Yeliz ile Behzat Amirim’in diyaloglarına da hasta kaldım. “Sen de beni seviyor musun? -Bir süre kavga çıkarmamayı başarabilir misin?” Harun’un anlattığı Temel ve Dursun fıkrasını da çok sevdim. Sayfa 216’da kitabı alan 1000K okurları eminim çok güleceklerdir. Kitabın çok akıcı olduğunu özel olarak belirtmek isterim. Muhtemelen, müsaitseniz 2 günde rahat biter. Bu kitabı alacaklara son sözüm insanların başına her şey gelir. Kimseyi ne yargılayın ne yadırgayın. Emrah abi ile İzmir Kitap Fuarında tanıştım birkaç gün evvel, güler yüzlü, nazik, okur ile diyalogdan kaçınmayan haza
Çekiç ve GülEmrah Serbes · İletişim Yayıncılık · 20221,319 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Fedai Okulu
10/10
·608 syf.·
2024 9. kitabı
Kitabı çok beğendim. Okuması zordur diye düşünerek ertelemiştim, ama dili sade ve olaylar gayet akıcı olduğu için hemen bitti. Hepsinin gerçek olmasını diledim. Tarihte İsmaililer böyle var olmalı diye düşledim. Sır sözcüğü pek çok öğretide karşıma çıkıyor. Kitabın bir yerinde herkesin gözü önünde olsa da herkesin anlayamayacağı bir fikir olduğu söyleniyor. Ne kadar doğru, hayatın içindeyiz ve anlamlandiramiyoruz. Sır, gözümüzün önünde ama hala kavrayamiyoruz. Halk, savaşçı , yönetici ve liderler için kademe kademe öğretiler var. İtaat ederek hayatımızı geçiriyoruz. Hayyam ve H.Sabbah gibi özü fark edemiyoruz. İbni Tahir, kişiliğinde olan şüpheciliğine fırsat verildiğinde diyar diyar gezmeye, hakikati deneyimlemeye gitti. Hayyam, zevk ve sefayla dünyanın tadını çıkardı. Hasan ise zekasıyla bir düzen kurdu. Hepsi 'gerçek' ile başka şeyler yaptı. O iyi bu kötü diyemem, hedefleri hayalleri başka başka insanlar güzel bir hikaye kurgusunda buluşmuşlar. Kitabın sonundaki öğretiyi kitaplaştıması ve her gruba ihtiyacı olan bilgiyi yazması da her devletin ve her dini grubun yapageldiği bir adet. Din adamları ve tarihçiler bunu yaptılar, yüzlerce inanç ve yüzlerce devlet gerçeği taraftarlarına kendi süzgeçlerinden geçirerek söyledi şimdiye kadar. Bundan sonra da aynı şeyi yapmaya devam edecekler. Sadece en tepedekiler bilecek: "Hiçbir şey gerçek değil, herşey mübah!"
Aldatıldık
Fedailerin Kalesi: AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 202150bin okunma
Ne dünden sorumlu ne yarına borçlu
Puan vermedi·366 syf.··
2024 5. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2024 19:25
“Dar Zamanlar” üçlemesinin ikinci kitabıydı “Bir Düğün Gecesi”. Birinci kitabı okumasam da okuma grubumuzun belirlemesi üzerine ikinci kitaptan başlamış oldum ve gerçekten sevdiğim kitaplar arasında yerini aldı. Kitap çok çarpıcı bir giriş cümlesiyle başlıyor. Devamında bir iç monolog şeklinde devam ediyor. Bu monologlarla bir düğün salonunda 70’lerden sonra oluşan Türkiye panoramasına şahitlik ediyoruz aslında. Birbiriyle tamamen farklı siyasi ideolojilere sahip olan grupların beraberken, aynı masada aynı havayı solurken bile ne kadar başka dünyaları olduğu yansıtılmış. Tezel, Ayşen ve Ömer’in odak noktası olduğu bu kitapta yan karakterler de (özellikle Tuncer, Yıldız, Müjgan, İlhan) ana karakterlerin iç dünyasını yansıtmada fazlasıyla destekleyici oluşturulmuştu. Özellikle Aysel ve Tezel’in çevresindeki erkeklerin hakimiyetinden sıyrılarak kendi varlıklarını kabul ettirme çabası dikkate değerdi. Bu sebebin yanı sıra içsel muhasebeleri ile Tezel benim için unutamayacağım kitap karakterlerinden biri oldu diyebilirim. Kısacası bu kitap; kalabalık kişi kadrosu, olayları aktarma şekli, bir dönemin siyasi profilini kapsamlı bir şekilde ele almasıyla Dar Zamanlar üçlemesini okumak için birçok sebep sundu bana. Bu kitabın şarkısı: Rengin- Aldatıldık
Edebiyat
Bir Düğün GecesiAdalet Ağaoğlu · Yapı Kredi Yayınları · 20052,903 okunma
Makyavel Halt Etmiş
10/10
·272 syf.·
2023 30. kitabı
Harika bir kitap. Makyavel teorisini yazmış, bizim insanimoz da gerçeğini yaratmış. Bu insan tipi aldatıp kandırıp istediği rantı elde ediyor. Ona kabanlar da pek tabii kısa yoldan kâr etme peşinde. Birkaç yerinde çok düşündürdü. Biz bu kadar yoz olmasaydık hilekarlar bizi kandıramazdı. Biz bu kadar çıkarcı düşünmeseydik olmaz işlerin peşinden koşmazdık. Aldanmazdık. Madem aldandık biz de suçluyuz. Zübük kelimesi de oblomov gibi edebiyat tarihine geçti. Bir insan tipini tanımladı. Bir yerden sonra kızmadım İbraam Bey'le. Her hak edeni dolandırdı. Demokrasilerin zayıf damarını göze parmak sokarcasina göstermiş. Sistem eleştirisi üst seviyede. Siyasete ilgi duyanlar, organize işleri okumaktan zevk alanlar mutlaka okumalı. Filmini de izlemeyi çok istiyorum.Kemal Sunal oynamış ama henüz izlemek nasip olmadı. Kitaptan tiyatro da yapılır, film de yapılır. Baştacı kitaplarım arasına yazıyorum bu eseri.
Aldatıldık
ZübükAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 20128,3bin okunma
“... insanlığın istikbali tehlikelidir.”
10/10
·339 syf.·
2021 12. kitabı
Her ülkenin düşünce adamları kendi ülke sınırlarına düşünce kuleleri inşa ederler. Bu yüksek kulelerden ufuk ötesindeki ülkeleri gözlemleyip kendi ülkelerine ışık saçarlar. Cemil Meriç de bu düşünce adamlarından biri ve inşa ettiği kule o kadar yüksek ki doğu, batıyı ve kendi sınırlarımız içinde yaşananları çok iyi analiz etmiş ve tespitlerini bizim istifademize sunmuştur. ••• Masallar yeteri kadar dinlendi ve uzun yıllar bu masallarla uyutulduk aldatıldık, bu kitap ile hala uyuyan varsa uyandırmaya bir vesile olacaktır. Yıllarca süren bir tecessüsün birikimi olan bu kitabı okuyup anlamak ve hayata aktarmak bu vatan toprağında yaşayan her birey için bir borç olmalı bence. Cemil Meriç’ten sorgulamayı öğrenmeli, doğru sorular sorup hakikate giden yolu bulmalıyız. ••• Her insan dünyaya bir gaye üzerine gelir, buna bir ilahi sevk diyoruz. Cemil Meriç’in kullandığı tabir ile insiyak... “... insanlığın istikbali tehlikelidir.” (Sayfa 215) Kitapta da dediği gibi belki de sadece bu üç kelimeyi zihnimize kazımamız için gönderilmiş yeryüzüne. Bir uyarıcıdır tüm insanlığa... Yaşarken kıymeti bilinmeyen, öldükten sonra bile yeteri kadar ehemmiyet verilmeyen bir uyarıcı... ••• ”Bu Ülke”, Türk düşünce tarihine ‘camdan’ harflerle yazılacak ve şaheserdir. Okuyun bu kitabı ama okumakla kalmayıp hayata geçirin. Bir ömür çalışsak Cemil Meriç’in çıkarımlarına ulaşamayabiliriz. “Bu kitap yüz elli yıl sonra da olsa Türk düşüncesinin haysiyetini kurtarmıştır.” diyen çok doğru söylemiş. Doğu’nun ve Batı’nın tüm şehirlerini bilen, her sokağına adım adım tarif eden bir düşünce adamı, Cemil Meriç... Hayatını buna adamış bir dava adamı... Sorgulayan adam... Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun...
1000Kitap
Bu ÜlkeCemil Meriç · İletişim Yayınları · 202425,4bin okunma