Onun hakkında konuşurken geçmiş zamanda konuşmak hala çok acı veriyordu. Bir gün bakmışsınız ki her gün konuştuğunuz bir kişiden artık geçmiş zamanda bahsetmek zorundasınız. Buna hiç alışacak mıydım acaba? İnsanlar böyle bir şeye alışabilir mi?
Kışın beyaz olması onun karanlık yönlerini saklamak için midir? İnsanları, neye yürüdüklerini bilmeden cezbetsin diye bir tuzak mıdır sadece güzel olması? Ya da daha açık olmak gerekirse kışın kendine özgü o beyaz göz alıcılığı, fare kapanına koyulan peynirden farksız mıdır?
Ne zaman böyle sevimli bir yüze ve sakin davranışlara sahip birini tanısam, sinirlendiğinde en korkunç olanların yine onlar olduğunu uzun zaman önce fark etmiştim.
Çin'in 1997'de yaşadığı büyük kuraklığın kurgusal incelemesi. Kuraklıktan dolayı yazın göç eden köy halkının en yaşlı üyesi İhtiyar, göç etmeyi reddediyor ve kör köpeğiyle tek başına köyde kalıyor. Tüm umudunu da filizlenmeye başlamış bir mısıra bağlıyor. İhtiyarın ve köpeğin hayatta kalmaya çalışması, her ne pahasına olursa olsun mısır fidesini korumaya çalışmaları, zor doğa şartlarında canlıların vahşileşmesi ve birbirleriyle mücadelesi.
Özellikle son on sayfa fena çarptı.