Şimdi şöyle İrv'in Yalomdan okuduğum üçüncü kitap bu aslında oldukça akıcı kitap. Bir çok farklı hayatlarin İrv'e gelip aldıkları terapilerden oluşan bir eser.guzel mi ? İnsana bir şey Katar mi? Evet katar. Belki kendinen bazı parçalar bulabilir her okur.
Kitaptaki sorun şu. Umutsuzluk.
İnsanların farkındalıklarını açıyor tespitleri ile ama insanlarda umutsuzluk kalıyor kendisi herhangi bir dine mensup olmadığı için hiçbir motivasyon bir umut vermiyor.
Hayatın en can alıcı sorusuna ölümden sonra sadece bir ışığın sönmesi mi gibi sorulara sadece başını sallıyor.
Günaydın nerede Aslında bu tarz duydum korkularını yenmek için yaratılmış bir metafor bir inanç olarak görüyor.
Bunu tabii ki bu şekilde burada biz kanatlayacak değiliz ama durum bu.
Kitapta güzel hikayeler var Yani hiçbir güzel değil aslında hepsi acıdan kaynaklı hikayeler ama ders çıkarılabilir çoğu şeyden.
Ama kitaptaki sorun umutsuzluk bu yüzden birliğine önerirken kitabı bu şekilde ancak önerebilirim.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Çok kötü bir eser.
Bu kadar laf kalabalığınin içerisinde bildiğimiz bir iki cümle, gerisi hikaye. Zaman kaybından başka bir şey değil ..................
Tao Te ChingLao Tzu · Kafka Kitap · 20192,530 okunma
Herkese merhaba
Bu yıl Martin luther'in eserlerini okuma ile başladık.
İlk önce kendisine kısa biyografisi ile başladım okumaya bu senenin ilk kitabı bu oldu. Ve 2 kitap olarak da bu eserle devam ettim. Bu kısa ve öz eserde oldukça yoğun bilgi var ve temel özüyle şunu anlatıyor.
İnsanların yaptığı işlerle değil Yani insanlar yaptıkları sevaplarla vesaire değil aklanma sadece imanla gerçekleşiyor.
Martin luther bu tezini savunuyor bu kitapta.
Ve ortada kelama karşı bir yanlış duruş tutuş ve böyle bir dikte varsa buna karşı kesinlikle dimdik durmalı yazı öğütlüyor çünkü tanrı'nın bizimle olduğunu ve davamızda her zaman bizimle birlikte kalacağını Aslında bu mesajı veriyor bu kısa kitapta. Çok beğendim güzel alıntılar paylaştım sayfamda bunlara ulaşabilirsiniz.
Ve tekrar yineliyerek söylüyorum güzel bir eser imanla aklanmayı savunuyor imanlı değilsek yani yüreğimizde bir tanrı sevgisi ve tanrıya olan iman güven inanç yok ise yaptığımız iyi işler de mürtettir pistir kirlidir. Bizler tanrıya ulaşmak için veya tanrıdan herhangi bir edinim sağlamak için iyi işler yapmıyoruz iyi işler yapıyoruz çünkü bu iyi işler yapmak bizi terbiye ediyor bedenimizi terbiye ediyor imanımızı daha çok güçlendiriyor ve dışarıdaki insanları daha çok imana karşı teşvik ediyor.
Ama başlangıçta imanımız olmazsa zaten bu işleri yapma umudumuz potansiyelimiz tutkumuz olmuyor oluşmuyor doğmuyor.
Peki hümanistler için veya insan severler için ne diyeceksiniz insanlara yardım etmeyi seven fakat hiçbir inancı olmayan insanlar? Bunları bilemiyoruz hangi motivasyonla yaptıklarını fakat eğer motivasyonları kendileri içinse bu yaptığı işlerin hepsi kirlidir hiçbir önemi yoktur ama bunları yüreklerinden Taşan iman duygusundan dolayı yapıyorlarsa zaten temiz ve doğru olandır bunu asla bilemeyeceğiz yüreklere
Kitap bana hediye edildi.
Okumaya başladım biraz okurken yorucu çünkü dil biraz günümüz türkçesinden daha eski.
Okurken tıkanıyorsunuz.
Ayrıca tıkanmamın nedeni o kadar çok isim var ki akılda tutmak mümkün değil ve isimlerin çoğu Arapça zaten doğal olarak bu kadar bilgi yoğunluğu var ki isim olarak da akıllı tek tek tutmak mümkün değil.
Ama kilit noktaları altını çizdiğinizde az bir çok daha olsa olay örgüsünü anlıyorsunuz zaten konuyu anlamak önemli bu tarz şeylerde konular da aslında birbirinin içine geçmiş çünkü ne olursa olsun belli bir noktaya kadar varsayımdır Taberi de yazmış da olsa.
Peygamberin ölümünden sonra siyasi olaylar iyice karışıyor herkesi iktidar mücadelesine düşüyor.
Herkes kendi kafasına göre Kur'an'ı yorumladığı için birbirini kabul etmiyor ve bu şekilde yüzyıllar boyu Savaş devam ediyor.
Tesadüfen kitap fuarında karşılaştığım bu kitap oldukça zengin içeriği ile beni şaşırttı.
İstanbul'da yaşanan olayları hikayeleri zaten seviyorum kitabı görünce "oo dedim gerçekten enteresan"
O kadar çok bilgi yoğunluğu var ki kitabın içerisinde..
Abdülhamit'ten Mustafa Kemal Atatürk'ün ölümüne hatta oradan 2 Dünya savaşı'na kadar değişen İstanbul'un tüm panoramasını gözler önünde seriyor.
Rumların Ermenilerin Yahudilerin Rusların Bulgarların İstanbul'da iç içe geçmiş tüm azınlıkların hikayeleri hayatları her şeyi burada.
Yaşadıkları zorlukları çok güzel aktarmış yazar ve gözlemlemeleri çok iyi.
Neden safiye ayla'nın müziğini koydum derseniz çünkü o dönemi daha iyi yansıtan bir şarkı olamaz kitapta da zaten o dönemin şarkıcıları sanatkarları hakkında bilgiler mevcut eğer bir gün denk gelirse okursanız çok daha iyi anlayacaksınızdır beni.