Lacan, Kristeva, Baudrillard, Delueze, Guattari, Virilio gibi yazarlar matematik, fizik, teknoloji terimleri ile kendi alanları arasında bir ilişki kurarlar fakat bu ilişkiyi bile açıklama zahmetine girmeden bu terimleri pervasızca kullanırlar. Okur metinleri okurken havada kalmış ve altı doldurulmamış bu kalabalık terimsel bombardımanı anlamaz ve bu muğlaklığı eserin yüceliğine bahşeder. Zaten yazarın yapmak istediği de budur. Doğa bilimleri anlamında bilgi yetersizliği olan okurlarına metni sözde bilimsel terimlerle süsleyerek şov yapmak ve okuru kandırmak peşindedir. Kitabın eleştirdiği de budur. Yazarlar postmodern yazarların mistisizme doğru gidişinden, anlamlandırılamasalar da yücelik katılmasından ve özellikle terimlerin pervasız kullanımından rahatsız olmuşlardır. Hatta çokça eleştiriye maruz kaldıkları bir deney bile yapmıştır Alan. Çok seçkin bir dergiye birbiriyle alakası olmayan konularda araya matematiksel terimler serpiştirmek suretiyle anlamsız bir makale ortaya koymuş ve yollamıştır Alan Sokal Sabırsızlıkla beklerken çok da şaşırmadığı bir sonuç elde etmiş. Makale yayınlanmış. Sonra bu dümeni anlattığında çokça eleştiriye maruz kalmıştır. Özellikle de bu tür yazarların müritleri tarafından. Gelen eleştirilerden biri de yazarların da kendi alanları dışındaki alanlara müdahalesidir. Fakat yazarlar eserlerin ana fikrine hiçbir eleştiri yapmaksızın kullanılan terimsel tutarsızlıklara değinmektedir. Bu anlamda eseri faydalı bulduğumu söyleyebilirim. Çünkü anlamlandıramadığımız şeyleri mistifike etme eğiliminde oluyoruz genelde. Bu kitabi okuduktan sonra anlamlandıramadığınız yazarlarla ilgili sadece kendinizi yetersiz görmek ve yazarı yüceleştirmek yerine yazara da eleştirel bir bakış açısı ile bakabileceksiniz.
Eleştirilmek üzere yapılan alıntılar konu