Aley B.

Sokakların prensiydi.
Ali ne demişti onun için, "O prens olarak doğmuşsa, ben de sokakların prensiyim." Ne kadar doğru söylemiş. Ali deyince, yine hüzün çöküyor üstüme, o da gerçekten sokakların prensiydi. Son dönemde nasıl da geliştirmişti kendini sanki bambaşka biri oluvermişti. Nasıl seviyordu Ayşa'yı, nasıl da mutluydu son görüşmemizde.
Sayfa 413
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Sen Ali’yi hiç unutmamışsın ki…
"Sonra da sanki benim mutfağımı çok iyi bilir gibi gitti, arandı tarandı, su kaynattı, bana papatya çayı yapmış, onu getirdi. Al bunu iç, gece seni rahat uyutur dedi. Oysa ben bunları anlatırken çok duygulansam da, onun varlığıyla öyle rahatlamıştım ki... Biraz daha oturdu yanımda, giderken bana ne dedi biliyor musunuz? 'Bana anlattıklarını unut, bırak onlar artık bende kalsın' dedi. O gidince yine bir hafiflik geldi üstüme. İçimdeki taş var ya, sanki yavaş yavaş eriyip gitti. Hayata duyduğum öfke bir anda kayboldu." "Ne güzel." "Sahi güzel mi? İçinizden, 'Ne çabuk unuttu Ali'yi' demiyor musunuz?" "Sen Ali'yi hiç unutmamışsın ki..."
Sayfa 409
Alıntı
Ali artık yok. Acı ama gerçek bu.
"Kaldır başını Ayşa, hayat hiç sevmez yoruldum diyenleri. Halin varsa da, yoksa da kaldır başını. Bu hayat senin! Onu sen yeniden kuracaksın. Bin kere de bozulsa, yine sahip çıkacaksın hayatına. Her esen rüzgârın seni götürdüğü yere değil, sen nereyi istiyorsan oraya gideceksin, İstiyorsan yine çalış kulüpte, dön sahnede ama yolunu kendin çiz. Şimdi artık gidebilirsin. Söylediklerimi iyi düşün. Kendine ihanet etme." "Kendime mi? Ali'ye değil yani..." "Ali yok artık. Acı ama gerçek bu. Ne yaparsan yap ama yaptığın şeyler senin onayından geçsin. Sonradan pışman olacağın şeyleri önceden gör, önceden tanı. Sonra ne istiyorsan onu yap, anlaştık mı?"
Sayfa 396
Alıntı
Ali unutulur mu?
Hayatın yanında biz küçücüğüz... Arada bir kendimizi bir şey sansak da, esip gürlesek de, onun kararlarına boyun eğmekten başka çaremiz mi var? Biz insancıklar hayatın kararları karşısında işte bu kadar âciz varlıklarız. Biliyorum, acın çok büyük. Unut filan demeyeceğim. Neyi unutmuşuz ki..." "Ali unutulur mu hocam, belki siz bile unutmayacaksınız onu, ben nasıl unutayım?" "Tabii ki unutmayacağım Ali'yi, belki de bu hikâyeyi yazarım." "Ne olur yazın, onu hiçbirimiz unutmayalım." Yazın diyor. Kral Kaybederse kitabımın başkahramanı Kenan Bey de öyle demişti, "Yazın beni, yazın ki insanlar beni unutmasın." Onu yazdım, binlerce insan okudu o kitabı. Hâlâ herkes onu soruyor bana. İnsanın en büyük korkularından biri de unutulmak. Bu dünyada hiç yaşamamış gibi unutulup gitmek istemiyor insan.
Sayfa 383
Alıntı
"Demek Ali yok artık!" diyorum, "Yarın kırk mevlidini yapacağız. Ali gitti... O da bıraktı beni, o da gitti" diyor yere bakarak.
Sayfa 380
Alıntı