Aley B.

10/10
·256 syf.·
2024 64. kitabı
Bir Kabusa Dalmak kitabından sonra da artık ayrı bir kabusu günümüzde yaşadığımız ataerkil düzende yaşayan Bade üzerinden okuduğumuz yine toplumsal konulara değinen ve yine yeri geldiğinde kalbimizi ısıtan bir kitap daha. Kabus serisinin ikinci kitabı olan bu kitapta ise karakterlerimiz yaşadığımız düzene geri dönmüş ve bu sefer de Devrim, Bade’ye yardımcı oluyordur ama bu sefer biraz daha ağır sahneleri de barındıran ilk kitap gibi sık sık gülmediğimiz, biraz daha ciddi olduğumuz bir kurgu olmuş ve kesinlikle bu da ilk kitap gibi büyüleyici.
Bir Kâbusa UyanmakR. Ayça Kavraz · Artemis Yayınları · 2025516 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·264 syf.·
2024 63. kitabı
Daha önce okumadığım bir kurguydu. Zaten yazarın kitabı yazma ilhamının nereden geldiğini de okuyunca, kitabı daha çok sevdim. Devrim her ne kadar içten içe iyi bir insan olsa da günümüze uyarak kadınları belli bir kalıba maalesefki sokmaya ister istemez dahil oluyor. Bu süreçte ise Büyücü Kadın ile tanışıyor ve kendini anaerkil bir düzenin içerisinde buluyor. Günümüzde kadına dayatılan bu hayatı bu sefer de erkekler yaşamaya başlıyor. Hatta bir sahnede o saatte bay başına ne işi varmış gibi bir cümle okuduğumda acı bir tebessümle gözlerim doldu diyebilirim. Devrim bu ceza sürecinde de yeri geldiğinde hatalara düşüyor ve bu hatalardan uzaklaşmayı da öğreniyor ve ona tabiki de Bade adındaki günümüzde insanların önünü kapattığı ama anaerkil düzende başarısının üzerine başarı katan kadın karakterimiz önderlik ediyor. Devrim hem öğreniyor hem de aşkı yaşıyor. Bana göre toplumsal olarak gerçekten önemli konulara değinen ve bu süreçte de yeri geldiğinde okuyucunun kalbini ısıtan çok güzel bir kitap olmuş.
Bir Kabusa DalmakR. Ayça Kavraz · Artemis Yayınları · 2025959 okunma
"Ben bunları ne bilirim!" dedim artık sinirlenmeye başlayarak. Anlamıyor muydu bu adam? Onu seviyordum. Ona güveniyordum. Bu tantana artık bitsin istiyordum. "Daha önce benim cephemde savaşan kimse olmadı ki! Öğreniyorum işte."
Sayfa 238
Alıntı
Kalbim çıt...
"Ben senin cephende savaşmaya iznim var sanmıştım. Sen her an gözün üzerimde, yanlış bir hareketimi bekliyormuşsun."
Sayfa 237
Alıntı
Cümlesi beni güldürdü ama bu gülüşe hazır olmayan boğazımdan gülüşle karışık bir hıçkırık kaçtı. Aramızda kısa bir sessizlik oldu. Sonra Devrim, “Ağlıyor musun sen?" diye fısıldadı. Sesi şefkat doluydu. Bu şefkat ölümüm olacaktı. Cevap vermedim. Ona yalan söylemeye dilim varmadı. Ben sessiz kalınca, “Geliyorum. Neredesin?" dedi kararlı bir sesle. "Gelme," dedim net bir sesle, gözyaşlarımı silerken. "İyiyim dedim ya." "Bade," diye sert bir sesle konuşmaya başladı ama lafını böldüm. "Devrim,” dedim tıpkı onun gibi. "Bir şey yok. İyiyim." Burnumu çekmeseydim bu sözler daha ikna edici olabilirdi. "Sen her yardımıma koştuğunda ben kendimi sana muhtaç küçük bir kız çocuğu gibi hissediyorum. Kendim halledebilirim. Yapma. Gelme." Karşıdan uzun, titrek bir iç çekiş duyuldu. Sonra da Devrim'in bir mırıltı hâlinde, şefkat dolu sesi. "Tabii ki kendin halledebilirsin. Bana muhtaç da değilsin. Bunu dünyaya da kendine de defalarca kanıtladın. Ama güçlü olmak her şeyi yalnız başına yapabilmek demek değil, Bade. Bunu bana sen öğrettin. Güçlü olmak, kim ne derse desin neye inanıyorsan onunla yaşamak değil mi? Güçlü olmak bu dünyanın kötülüklerine karşı savaş açmayı bilmek değil mi? Sen o savaşı binlerce kez açtın, ben yalnızca seninle cephede olmak istiyorum. Bunu bana çok göremezsin ama bir kez daha gelme dersen, yalnız kalmak istediğini düşündüğüm için gelmeyeceğim. Sonra da sabaha kadar uyumayacağım."
Sayfa 199
Alıntı