Aley B.

Timur aynı huzurlu pozisyonunda gözlerini açmadan, "Kerkük,” diye mırıldandı. "Peki, Kerkük'ü hatırlıyor musunuz, komutanım?" Hatırlamak derken? Bütün hayatı ve askerliği boyunca geçirdiği en zor bir ay dokuz günü nasıl unutabilirdi ki? Ölümle milyonlarca kez burun buruna gelmişti. Ama hiçbirinde bu kadar sona yaklaştığını hissetmemişti. Esir düşmüştü. İşkence görmüştü. Ve en büyük kini oradaydı. Ebû'l Sam denen bir itoğluit! O anları hatırlayınca istemsizce çene kasları gerildi. Ama bakışları her zamanki gibi ifadesizdi. "Ne alaka şimdi?" dedi içine dolan öfkeyi sesine yansıtmamaya çalışarak. "Sizi ilk bulduğumuzda..." dedi Timur. Gözlerini açıp dikkatli bakışlarını Murathan'a dikti. "Sürekli sayıkladığınız bir isim vardı." Murathan cevap vermedi. Güneş yüzünden tam açamadığı gözlerini iyice kısıp baktı Timur'a. Ifadesizliğini korumaya çalıştı ama bunu beklemiyordu. Bocalamıştı. Çünkü şehit olmaya en yakın anında gördüğü son yüzü çok net hatırlıyordu. Ama bundan Timur'un da haberinin olduğunu bilmiyordu. "Yani?" dedi gerginliğini belli etmemeye çalışarak. Timur'un dudağının bir kenarı usulca yukarı kalktı. "Hatırlıyorsunuz yani sayıkladığınız ismi?" dedi imalı imalı. Evet. Hatırlıyordu. S.ktirler olsun ki hatırlıyordu. Asıl Timur neden bunu neden hatırlıyordu? Önce ifadesiz bakışını sürdürdü. Timur ise sırıtışını bozmadan aynı şekilde ona bakıyordu. "Varsayalım ki hatırlıyorum," dedi Murathan her kelimenin üstüne basa basa. "Ne çıkacak buradan? Bülent Ecevit'i bile sayıkladım lan ben orada. Bunu mu ciddiye alacağız şimdi?" Önce güldü. Sonda ise verdiği mesajın alınmış olmasının verdiği zevkle huzurla geri yaslandı Timur. "Yıllardır tanırım seni, Karakurt," dedi kendinden emin bir şekilde. "İlk defa bir kadına böyle yakın davranıyorsun. Sence buradan ne çıkar?"
Sayfa 269
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kötü giyinmiş, dar gelirli, sosyokültürel düzeyi düşük kişileri potansiyel sapık olarak görür; kesinlikle güven hissetmeyiz ama çocuk istismarı yapan kişilerin sorunu: giyim kuşam değil; psikolojik, kişilik, düşünce, karakter ve dürtü bozukluğudur. Bu durumda sosyokültürel düzeyi yüksek, varlıklı, eğitimli kişiler de çocuğunuza zarar verebilir. Cinsel istismarı her zaman erkekler yapmaz. Kadınlar da istismarda bulunabilir veya aracı olabilir. Hatta, annesi tarafından istismara uğramış birçok çocuk mevcuttur. Sadece kız çocukları cinsel istismara uğrar, inancı ile hareket eder daha çok onları koruma eğiliminde bulunuruz ama cinsel istismara uğrayan erkek çocuklarının sayısı da istismara uğramış kız çocuklarının sayısına yakındır.
Sayfa 64
Alıntı
10/10
·272 syf.·
2024 62. kitabı
Sosyal medya üzerinden devamlı takip edip dinlediğim Dilek Cesur’un şu an için okuduğum ilk kitabı. Her hikaye her ne kadar “bu kadarda değildir” demek istesem de maalesef ki diyemedim. Sadece gözlerimdeki yaşlarla okumaya devam ettim. Tacize ve hatta daha da ilerisini yaşayan, daha doğrusu her türlü istismara uğrayan insanların buna hangi ihmaller sonucu maruz kaldığını, neden sustuğunu anlatan ve bu gibi durumlarda farketmemizi sağlayacak durumları anlatan, fark ettiğimizde ise nasıl yaklaşıp hangi önlemleri ne zaman nasıl almamız gerektiğini anlatan çok güzel bir kitaptı. Kitabı bitirdiğimde bile boş duvarı izleyip içimdeki acıyı hissettim. Bu olaylar yaşandı, yaşanıyor ve önlemler daha iyi alınmadıkça da yaşanmaya devam edecek ama benim gözümde her insanın bir kere okuması gereken ve okuduğunda ise bu bilgileri edinip nelere dikkat etmesi gerektiğini öğrenerek bir birey olarak engel olabildiği kadar bu durumları yaşayabilecek insanların yaşamasına engel olmaya yardımcı olması gerek. Tabiki ilk olarak kendi ailesinde uygulamaya başlamalı insan. Mahremiyet eğitimini çocuklarına öğretmeli mesela ve bunu doğru bir şekilde yapmalı.
Susma! Konuş ÇocukDilek Cesur · Yediveren Yayınları · 2019380 okunma
10/10
·256 syf.·
2024 64. kitabı
Bir Kabusa Dalmak kitabından sonra da artık ayrı bir kabusu günümüzde yaşadığımız ataerkil düzende yaşayan Bade üzerinden okuduğumuz yine toplumsal konulara değinen ve yine yeri geldiğinde kalbimizi ısıtan bir kitap daha. Kabus serisinin ikinci kitabı olan bu kitapta ise karakterlerimiz yaşadığımız düzene geri dönmüş ve bu sefer de Devrim, Bade’ye yardımcı oluyordur ama bu sefer biraz daha ağır sahneleri de barındıran ilk kitap gibi sık sık gülmediğimiz, biraz daha ciddi olduğumuz bir kurgu olmuş ve kesinlikle bu da ilk kitap gibi büyüleyici.
Bir Kâbusa UyanmakR. Ayça Kavraz · Artemis Yayınları · 2025516 okunma
10/10
·264 syf.·
2024 63. kitabı
Daha önce okumadığım bir kurguydu. Zaten yazarın kitabı yazma ilhamının nereden geldiğini de okuyunca, kitabı daha çok sevdim. Devrim her ne kadar içten içe iyi bir insan olsa da günümüze uyarak kadınları belli bir kalıba maalesefki sokmaya ister istemez dahil oluyor. Bu süreçte ise Büyücü Kadın ile tanışıyor ve kendini anaerkil bir düzenin içerisinde buluyor. Günümüzde kadına dayatılan bu hayatı bu sefer de erkekler yaşamaya başlıyor. Hatta bir sahnede o saatte bay başına ne işi varmış gibi bir cümle okuduğumda acı bir tebessümle gözlerim doldu diyebilirim. Devrim bu ceza sürecinde de yeri geldiğinde hatalara düşüyor ve bu hatalardan uzaklaşmayı da öğreniyor ve ona tabiki de Bade adındaki günümüzde insanların önünü kapattığı ama anaerkil düzende başarısının üzerine başarı katan kadın karakterimiz önderlik ediyor. Devrim hem öğreniyor hem de aşkı yaşıyor. Bana göre toplumsal olarak gerçekten önemli konulara değinen ve bu süreçte de yeri geldiğinde okuyucunun kalbini ısıtan çok güzel bir kitap olmuş.
Bir Kabusa DalmakR. Ayça Kavraz · Artemis Yayınları · 2025959 okunma