Aley B.

Ulukurt Sözü
"Beni bırakmadığın için teşekkür ederim," diye fısıldadı. "Beni hiç bilmediğim bir yerde bırakıp gittiğini sandım. Yeşil Dev sadece seni bezdirmeye çalışıyor. Yılmayacağını biliyorum. Sen babana bile hiçbir zaman boyun eğmedin, Ulu. Ne yaparsa yapsın hep karşısında durdun. Şimdi ise beni..." "Nefes al, Balkan Kızı. Nefes al!" Duraksayıp derin bir nefes aldı ve seslice verirken, "Aldım,” dedi. “Beni bırakma." "Bırakmayacağım." "Söz mü?" "Ulukurt sözü."
Sayfa 170
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Boyun kaç, Balkan Kızı?" diyerek tekrar sordum. "Bir yetmiş üç." Aldığım cevapla Yarbay Beton'un denizi aratmayan gözlerine tekrar döndüm. Çenemi dikleştirip, gözlerinin içine bakarken, "Nikâhlanacağım kadın benden yalnızca yirmi beş santim uzak durabilir," dedim. "O da boyu benden o kadar kısa olduğu için."
Sayfa 166
Alıntı
Yarbay Beton gülerek, "Hadi yine iyisiniz. Benden duyun o halde," dedi. Hepsi dikkat kesilmişti. "Yüzbaşı Barut evleniyor. Hem de çok yakında." Cümlesini tamamlar tamamlamaz bir pat sesi geldi. Kimin bayıldığı konusunda bir tahminim vardı fakat bakmadan bilemezdim. Yarbay her ne kadar rahat olun dese de hepimiz hazır ol pozisyonunu bozmadan duruyorduk. Yarbay hayretler içinde, "Hemen bakın şuna,” dedi. "Niye haber vermediğin anlaşıldı. Siz gerçekten dingilsiniz!" Onun konuşmasıyla bakışlarım direkt Yamalı'yı buldu. Bayılan oydu. Timden biri bayılıyorsa ilk akla gelen Yamalı olurdu. İmam gülmemek için kendini zor tutarak, "Yamalı!" dedi. "Lan, benim bayılmam gerekiyordu!"
Sayfa 159
Alıntı
“Düş önüme, Ötüken bakışlı,” dediğimde Balkan Kızı istediğini almanın rahatlığıyla yürümeye başladı. Yarbay Beton biz kapıdan çıkmak üzereyken, "Ötüken'i görmeden ölmek istemiyorsan laflarına dikkat et, Ulukurt!" dedi büyük bir ciddiyetle. Bakışlarımı ona çevirdim. İşaret parmağını kaldırıp tehditkâr bir ifadeyle önce kendi gözüne götürdü, daha sonra bana doğru salladı. "Gözüm üzerinde."
Sayfa 76