Gözüme de köpük kaçınca artık bende balata kopmuştu. Köpüklü saçlarımı umursamadan doğruldum. Saçlarım Samara gibi önümdeyken sağlam kolumla diğer yanımdaki Murathan'ın kafasına yandan şamarı indirdim.
"Köpek mi yıkıyorsun?"
Bunu beklemiyordu sanırım. Önce bir yana sendeledi. Önüne bakarken birkaç kez göz kırpıştırdı.
Aybüke cevap vermedi. Öylece baktı Duru'ya. "Kimse..." dedi sakince. "Kimseyi sonsuza kadar sevmez zaten. Bence de bırakalım saçma aşk masallarını. İstediğin kadar sev, aşk biter. İstediğin kadar sula, her çiçek solar. İstediğin kadar besle, her bebek büyür, ölür. Her duygu, her canlı yok olmaya mahkûmdur."
Güldü Duru. "Ama çiçeğin tohumu, insanın da adı kalır geriye," dedi kendinden emin bir şekilde. Önündeki çay bardağını şerefe, der gibi Aybüke'ye doğru kaldırdı. Keyifle içip tekrar önüne bıraktı. "Ama bir konuda katılıyorum sana. Aşk biter, kesinlikle biter. Lakin gerçek bir aşksa ondan da geriye sevgi kalır. Ve bence sevgi, aşktan çok daha güçlü bir duygudur. Aşk bağlar, sevgi düğümler. Aşk ani bir duygudur ama sevgi bir ömür sürer. Misal, Murathan ve Gökçen... Sence onların arasındaki sadece aşk mı? Yıllar sonra bile yan yana olabilmelerinin sebebi sadece bu mu? Değil, sevgi. Onları birbirine bağlayan şey tamamen sevgi. Sağlam temeller üstüne atılmış bir sevgi."
"Sizin de cağ kebabının namını çok duydum ama yemek nasip olmadı hiç.”
Bütün cesaretini topladı Barbaros. Derin bir nefes verdi ve en öldürücü hamlesini ortama saldı.
"Ee, yeriz bir gün..."
Bilge göz ucuyla ona bakıp, boş boş gözlerini kırpıştırırken o, önünden başka hiçbir yere bakmıyordu zira biraz utanmıştı. Ama Bilge'nin de ondan farkı yoktu. O da utançla önüne döndü. Sanıyordu ki yanakları kızarıyordu. Neden böyle olmuştu?
"Bana on lira verirseniz annem size kebap yaparkine," diye arkadan bir ses yükselince ikisi de aynı anda dertli bir nefes verip şöyle dedi:
"Mete!"
Mete yerine sindi.
"Of!"
"Hayır, yok. Hepimiz onu kibirli, suratsız bir adam olarak tanıyoruz ama ondan gerçekten hoşlanıyorsan bunun hiçbir önemi yok."
Elizabeth gözlerinde yaşlarla "Ondan hoşlanıyorum, onu seviyorum! Aslında yersiz bir gururu yok. Özünde nazik biri... Onun gerçekte nasıl biri olduğunu bilmiyorsunuz, bu yüzden rica ediyorum hakkında böyle sözler söyleyerek beni incitmeyin," dedi.
Kısa süren bir sessizlikten sonra Bay Darcy, "Benim duygularımla oynamayacak kadar iyi birisiniz. Şayet hisleriniz hâlâ geçen nisandan bu yana hiç değişmediyse bunu bana hemen söyleyin. Benim sevgim ve dileklerim değişmedi ama tek sözünüzle bu konuyu sonsuza kadar kapatırım," dedi.