“Bay Wickham ile kardeşimi bulmak için size bunca zahmete girmeyi, bunca sıkıntılar çekmeyi göze aldıran yüce merhamet duygunuz için bütün ailem adına tekrar tekrar teşekkür etmeme izin verin."
"Eğer bana mutlaka teşekkür etmek istiyorsanız, yalnız kendi adınıza ediniz. Benim böyle davranmama neden olan en önemli etkenin sizi sevindirmek olduğunu inkâr edecek değilim ama ailenizin bana borçlu olduğu bir şey yok. Hepsine çok saygım olsa da ben yalnızca sizi düşünerek hareket ettim."
"Alma şerefini kazandığım cevap bu kadar mı?" dedi. "Biraz nazik olmak için hiçbir gayret gösterilmeden böyle reddedilişimin nedenini öğrenmek sanırım hakkımdır. Ancak değmez, önemi yok."
Elizabeth, "Öyleyse benim de sormak hakkımdır," cevabını verdi. "Beni kıracağınızı, gücüme gideceğini bile bile neden beni sevmemek için iradenizle, mantığınızla, üstelik kendi kişiliğinizle mücadele ettiğinizi söylediniz? Eğer size karşı kaba davrandıysam bu yeterli bir neden değil mi? Ama ortada beni kışkırtan başka nedenler de var, bunu siz de biliyorsunuz. Duygularım olumsuz değil de tarafsız, hatta olumlu bile olsa yine de hiçbir düşünce beni, çok sevgili kardeşimin mutluluğunun belki de sonsuza kadar yıkılmasına neden olan bir adamı kabul etmeye heveslendiremezdi."
Elizabeth bu sözleri söylerken Bay Darcy'nin rengi değişti ama bu heyecan kısa sürdü ve genç kızı sözünü kesmeden dinledi.
Bay Darcy aceleci bir tavırla genç kızın rahatsızlığını sordu; Elizabeth'in daha iyi olduğunu öğrenme dileğiyle geldiğini ima etti. Genç kız soğuk bir nezaketle karşılık verdi. Bay Darcy birkaç dakika oturdu, sonra ayağa kalkarak odada dolaşmaya başladı. Elizabeth iyice şaşırmıştı ama tek kelime dahi etmedi. Birkaç dakika süren sessizlikten sonra Darcy, heyecanlı bir tavırla genç kıza doğru eğildi. "Boşuna mücadele ettim. Hiçbir işe yaramadı. Duygularımı bastıramıyorum. Size ne kadar hayran olduğumu, sizi ne kadar sevdiğimi söylememe izin verin," dedi.
Darcy, "Kuşkusuz, daha önce hiç görmediğim insanlarla hemen kaynaşma konusunda bazılarında gördüğüm yetenek bende yok. Ne onlar gibi konuşabilirim ne de birçok kez tanık olduğum şekilde konuştuklarıyla ilgileniyor gibi görünebilirim," diye yanıtladı.
Sonunda Bay Darcy onu bırakıp kalktı ve her zamanki vakur tavrıyla piyanoya doğru yürüdükten sonra çalanın güzel yüzünü iyice görebileceği bir yere oturdu. Elizabeth onun ne yaptığını gördü ve uygun olan ilk anda durarak alaylı bir gülümsemeyle:
"Beni dinlemeye böyle açıkça gelerek beni korkutmak mı istiyorsunuz Bay Darcy? Ancak kardeşinizin çok güzel çaldığını bildiğim halde yılmayacağım. Başkalarının keyfi olsun diye korkmayacak kadar inatçıyımdır. Beni korkutmak için yapılan her girişim karşısında cesaretim artar."
Bay Darcy, "Yanılıyorsunuz demeyeceğim," cevabını verdi. "Sizi gerçekten yıldırma niyetinde olduğuma inanmış olamazsınız. Aslında benimsemediğiniz fikirleri ara sıra ileri sürmekten çok zevk aldığınızı öğrenebilecek süredir sizi tanıma şerefine erişmiş bulunuyorum."